Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

22 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
Medreseden darağacına uzanan bir ömür
İskilipli Atıf Hoca Şapka Kanunu çıkmadan 1,5 yıl önce ve bakanlık izni ile basılan 'Frenk Mukallitliği ve Şapka' kitabı sebebiyle 86 yıl önce bugün idam edilmişti

04/02/2012 - 13:43
1:1 1:1,2 1:1,5
 

 

Cumhuriyet'in ilanından sonra yapılan inkılâpların en önemlilerinden biri de hiç şüphesiz şapka inkılâbı olmuştur. Her alanda "Batılılaşma" amacı taşıyan değişim sürecinde, kılık-kıyafet hususu da göz ardı edilmemiştir. Batı medeniyetinin bir bütün olarak benimsenmesinden yana olan Mustafa Kemal Atatürk, yapacağı bu inkılâbın ilk işaretini aslında Erzurum Kongresi öncesinde vermiştir.

ŞAPKA İÇİN İLK İŞARET ERZURUM KONGRE'SİNDE VERİLMİŞTİ

Mazhar Müfit (Kansu) Bey'in hatıralarında naklettiğine göre, Mustafa Kemal Paşa, 7-8 Temmuz 1919'da "Fes kalkacak, uygar milletler gibi şapka giyilecektir." demişti. Bunun için de şartların olgunlaşmasını beklemiş, zamanı geldiğinde ise tatbik mevkiine koymak için harekete geçmişti. Şapka inkılâbının gerekçesini ise, yıllar sonra Nutku'nda şöyle açıklayacaktı:

"Efendiler, milletimizin başında, cehil, gaflet ve taassubun ve terakki ve temeddün düşmanlığının, alamet-i farikası gibi telakki olunan fesi atarak onun yerine bütün medeni âlemce serpuş olarak kullanılan şapkayı giymek ve bu suretle, Türk milletinin medeni hey'et-i içtimai'yyeden, zihniyet itibariyle de hiçbir farkı olmadığını göstermek bir lâzıme idi."

İşte bu amaçla ilk olarak hükümet, ordu için 1925 yılı ilkbaharında "siper-i şems" adı verilen ve aslında şapkadan başka bir şey olmayan, başlığın giyilmesine dair bir karar aldı. Böyle bir ortamda kılık-kıyafet devriminin ilk adımı atıldı ve Mustafa Kemal Paşa, 24 Ağustos 1925'te Kastamonu'ya gitmek üzere yola çıktı. Şehre girişinde halkı başı açık olduğu halde elinde bir panama şapkasıyla selamladı. Artık sosyal alanda yapılacak inkılâp ve değişimler başlıyordu. Şapkayı, Türkiye'yi batı uygarlığına yaklaştıracak ve onu medeni kılacak bir vasıta ve yüksek bir amaç olarak gören Mustafa Kemal Paşa, İnebolu'da yaptığı konuşmasında:

"Medeniyetin coşkun seli karşısında mukavemet beyhudedir"

"...Bu gidiş zaruridir. Bu zaruret bizi yüksek ve mühim bir neticeye isal ediyor. İsterseniz bildireyim ki bu kadar yüksek ve mühim bir neticeye vusul için lazım gelirse, bazı kurbanlar da verelim. Bunun ehemmiyeti yoktur. Medeniyetin coşkun seli karşısında mukavemet beyhudedir. O, gafil ve itaatsizler hakkında çok bi-amandır..." Diyor ve "Medeni ve beyne'l-milel kıyafet, bizim için, çok cevherli milletimiz için layık bir kıyafettir. Ayakta iskarpin ve fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kravat, yakalık, ceket ve bittabi bunların mütemmimi olmak üzere başta siper-i şems-i serpuş. Bunu açık söylemek isterim. Bu serpuşun ismine şapka denir. Buna caiz değil diyenler vardır. Onlara derim ki, çok gafilsiniz ve çok cahilsiniz ve onlara sormak isterim. Yunan serpuşu olan fesi giymek caiz olur da şapkayı giymek neden olmaz?" sorusunu yönelterek şapka giyimini kamuoyunda tartışmaya açıyordu.

İşte bu tartışma döneminde, henüz kanun çıkmamışken Fatih Dersiamı İskilipli Atıf Hoca bazı dostlarının da teşvikiyle "Frenk Mukallitliği ve Şapka" isimli 32 sayfalık risalesini kaleme alarak Maarif Vekâleti yani Milli Eğitim Bakanlığı'nın izni ve onayı dâhilinde Kader Matbaası'nda bastırdı. 12 Temmuz 1924 tarihinde tamamlanan bu risalesinde Atıf Hoca "taklit" ve "mukallit" kelimelerini açıkladıktan sonra "Şer-i şerif nazarında mutlak bir surette taklidin caiz olmadığını, taklit edilmesi gereken biri var ise bunun Hz. Muhammed (S.A.V) olduğunu onun sünnetine uymak lüzumunu ifadeden sonra "Hülasa kelam-ı bidat-i kabihada, münkirat ve menahide ve şer'i şerife muhalif olan usul ve muaşerat-ı medeniyette hiçbir kimseye taklit asla caiz değil, nerede kaldı ki şiar-ı küfürde milel-i gayr-i Müslimeye taklit caiz olsun bu katiyen caiz olmaz. Şu halde bir Müslüman'ın şiar ü alamat- u küfür addolunan bir şeyi bila-zarureten giymek veya taşınmak suretiyle gar-i Müslimlere taklidi ve kendisini onlara benzetmesi şeran münhi ve memnudur. Bu hususa icma-i ümmet de itikad eylemiştir. Bunda şek ve şüphe yoktur.  Zira Resulü Zişan (S.A.V) efendimiz buyurmuşlardır ki: "Bir kavme benzemeye çalışanlar o kavimdendir." Demekteydi. Başta İstanbul olmak üzere Anadolu'nun çeşitli yerlerinde de satılmaya başlanan bu risale, basımından 1 yıl sonra, 25 Kasım 1925 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan "Şapka İktisâsı Hakkındaki Kanun"un TBMM'de kabul edilmesiyle yasaklandı. Toplatılarak dağıtımı durduruldu.


Davada savcının talep ettiği cezalar...

ŞAPKA KANUNU UYGULAMAK İÇİN İSTİKLAL MAHKEMESİ KURULDU

Sonraki günlerde "Şapka Kanunu" aleyhine başta Erzurum, Sivas ve Rize'de olmak üzere birçok şehirde isyanlar görüldü ve bunlar süratle bastırıldı. "Kel Ali" ismiyle bilinen Afyon Mebusu Ali Çetinkaya başkanlığında derhal bir İstiklal Mahkemesi teşkil edilerek dolaştırıldı. Delile ihtiyacı olmayan ve temyiz hakkı bulunmayan bu mahkemelere olağanüstü yetkiler verildi. Süratle yargılamalar devam ederken isyanların çıktığı şehirlerde yapılan aramalarda İskilipli Atıf Hoca'nın "Frenk Mukallitliği ve Şapka" isimli risalesi bulunup, tutuklanan bazı sanıkların ifadeleri doğrultusunda gizlice dağıtılmak suretiyle okunduğu iddia edildi. Bunun üzerine İskilipli Atıf Hoca tutuklandı ve Ankara İstiklal Mahkemesi'ne sevk edildi.


İskilipli Atıf Hoca'nın idam edildiğini haber veren bir gazete kupürü

Yargılama süresince risalenin dağıtımı ve satışını gizlice yapmakla suçlandı. İskilipli Atıf Hoca, tüm bu suçlamaları ret ederek, kanunun çıkışı sonrasında bunları yapmadığını, zaten risalenin 1924 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'nın izniyle basıldığını ifade etti. Ayrıca yargılama ile hiçbir alakası olmadığı halde 31 Mart Vakası, Teali İslam Cemiyeti Başkanlığı gibi konular gündeme getirilerek yapılan asılsız suç isnatlarını delilleriyle çürüttü. Nihayet 3 Şubat 1926'da yapılan celsede Savcı Necip Ali Bey, Anadolu'nun çeşitli yerlerinde şapka giyilmesi yüzünden bazı olayların çıkmasına sebep olmalarından dolayı tutuklanarak İstiklal Mahkemesi'ne verilen sanıklardan Babaeski Müftüsü Ali Rıza Hoca'nın idamını, içlerinde İskilipli Atıf Hoca'nın da bulunduğu on sanığın üç senden on beş seneye kadar kürek cezasına çarptırılmalarını istedi. Bunlar dışında kalan diğer sanıklar hakkında da sürgün, sınır dışı ve beraat talep etti. Aynı gün saat 10.00 da İskilipli Atıf Hoca da dâhil olmak üzere sanıkların müdafaaları dinlenip tetkik edildikten sonra İstiklal Mahkemesi, kararını alkışlar arasında verdi. Hukuk kurallarını hiçe sayarak "çıkan kanunların geriye dönük olarak uygulanamayacağı" esasını görmezden gelen mahkeme, savcının talebinden derece değil, içerik olarak farklı karara imza attı. "Frenk Mukallitliği ve Şapka" adlı risalenin çıkan isyanların sebebi ve tahrik unsuru olduğu, basımı ve dağıtımı için çalışıldığı, yeniliğe ve cumhuriyete daimi bir düşman vaziyetindeki adı geçen şahsın son isyan olayı ile manen ve maddeten alakadar olduğu" gerekçesiyle "Türkiye Cumhuriyeti Teşkilat-ı Esasiyye Kanunu'nu tamamen veya kısmen tağyir... ve ifa-yı vazifeden men'ine cebren teşebbüs edenler idam olunur" hükmüne dayanarak İskilipli Atıf Hoca ve Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi'nin asılarak idamlarına oy birliği ile hükmetti. Diğer sanıklardan Şeyh Süleyman, Hasankale Telgraf Müdürü Halid, Uşaklı Köseoğlu Ahmet, Ayıntabî Salih, Yusuf Kenan, Suud'ül Mevlevi on sene küreğe, Sabuncu Süleyman, Kamilpaşazade Muhlis on beş sene küreğe, Merakib Ali, Hoca Osman, Hacı Bey, Hoca Mehmed, Kara Sabri, Erzurumlu mütekaid Yüzbaşı İsmail Efendi'ler yedi sene, Fatih Türbedarı Hasan Efendi beş sene hapse mahkûm edildi. Hoca Tahir, Hoca Fettah Efendi'lerin üç sene Adana'ya sürülmesine, Seydişehirli Hasan Fehmi Efendi'nin üç sene Isparta'ya sürülmesine, Erzurumlu Samih, Muhsin, Sabuncuzade Mustafa, Zühtü Efendi'lerin üç sene İstanbul'a sürülmelerine hükmedildi. Ayrıca Cafer, Mustafa Asım, Tevhid-i Efkâr yazarlarından Ömer Rıza(Doğrul), Hafız Osman, Yahya Cafer'in oğlu Muhiddin, İhsan Mahvi, Seyyid Tahir, İstanbul İmam Hatip Kâtibi Aziz Mahmud, Kitapçı Mihran, Yağlıkçızade Mustafa ve Hüseyin, Şeyh Ali Haydar, Berber Mustafa, Saatçi Nafiz, Gostivarlı Hasan, Mülazım Halid, Sürmeneli Hafız Ali, Tahir'ül Mevlevi ve Erzurumlu Cafer Bey'lere de beraat verildi. Ardından derhal infazlara geçilerek sanıkların sevki yapılırken, idama mahkûm edilen Atıf Hoca ve Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi 4 Şubat 1926'da gece sabaha karşı eski meclis binası önünde asıldı.


İstiklal Mahkemesi'nde üç Ali'ler yan yana...

Kılıç Ali, Atıf Hoca'nın boynuna ip geçirilirken, başına bir şapka geçirmiş,"giy domuz" demiş ve küfürler etmişti

İskilipli Atıf Hoca'nın idamında bulunan İstiklal Mahkemesi üyesi "Kılıç Ali, hocanın boynuna ip geçirilirken, başına bir şapka geçirmiş,"giy domuz" demiş ve küfürler etmiş"ti. Hoca'yı idam sehpasında görenlerden biri de aynı davada yargılanıp beraat eden Tahir'ül Mevlevi idi.

Tahir'ül Mevlevi sabah namazı sonrası eski meclis binasının önüne gelince, gördüğü sahneyi şöyle anlatmıştı: "Birdenbire gözüme ilişen manzara, beni olduğum yere mıhladı. Evet, eski meclis önündeki meydanın ortasına iki vücut çekilmişti. Elimde olmadan gözlerimden yaşlar akarken, dudaklarımdan da meşhur bir mersiyenin matlaı olan, "Uluvvün fi'l-hayati ve fi'l-memat/Le-hakkun ente ikdü'l mucizat"( Sen hayatta da, ölümünde de yücesin, Gerçekten sen mucizelerden birisin) beyti döküldü."


Kel Ali


Kılıç Ali

Savcı Necip Ali


Mustafa Kemal

 

Kaynaklar:

İskilipli Mehmed Atıf, Frenk Mukallitliği ve Şapka, İstanbul, 1340.

Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi, Nr: 1648, 1649.

Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, Ankara, 1927.

Ergün Aybars, İstiklal Mahkemeleri 1923-1927, Ankara, 1982.

Tahir'ül Mevlevi, Matbuat Âlemindeki Hayatım ve İstiklal Mahkemeleri, (Haz. Atilla Şentürk), İstanbul, 1991

Ahmet Nedim (Haz.), Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları 1926, İstanbul, 1993.

Doktor Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım, İstanbul, 2004.

Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk'ün Söylev Ve Demeçleri, Ankara, 2006.

Mazhar Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber, Ankara, 2009.

Dünya Bülteni

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Kategorideki Diğerleri

Sasun İsyanları ve Qewmê Çîyê
Çocuklarından intikam peşinde koşmamalarını da isteyen Mihemedê Elî,1930 yılında büyük mücadelelerin mert bir yiğidi olarak gözlerini vatanında,köyünd
'Dersim Harekâtı' emrini Fevzi Çakmak vermiş
Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arşivlerinde yer alan “Dersim Belgeleri”nde harekata ilişkin pek çok bilgi ve belge ortaya çıktı
Dersim Harekatı'nın sır belgeleri
Seyit Rıza’nın 11 Eylül 1937’de teslim olmasından bir gün sonra Atatürk ile İnönü arasındaki karşılıklı tebrik mesajları dikkat çekiyor
Barzani – Hayranlık uyandıran bir tarih (3)
Dünyanın süper gücü Britanya İmparatorluğu yeni silahlarının ordusuna verdiği gücü Kürtler üzerinde deneyecek. Önceki bölümde anlattığım gibi; tıpkı i
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2)
Evet, sonraki senenin baharında Barzani devrimci birlikleri Hekari halkının desteği ile Osmanlı ordusunu Barzan’da mağlub eder, artık Kürdistan’ın bir
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (1)
Mustafa Barzani, öyle bir liderdir ki bir insan onun yaşamını ve mücadelesini bildiği ölçüde sever. Her ne kadar mazlum Kürt halkı için ömrünü savaşar
Soykırım Harekatı: Enfal 
Saddam rejimi 1988 Şubat ve Eylül arasında Kürtlere karşı oldukça sistematik bir soykırım uygulamasını hayata geçirdi. Kürtlerin bulunduğu alanlarda i
Devlet 'eşkıya' ile pazarlık yapmış
Cumhurbaşkanlığı arşivinde ortaya çıkan belgelere göre, Dersim lideri Seyit Rıza ile devlet arasında müzakere ve pazarlıklar yapılmış. Seyit Rıza, Sur
Medreseden darağacına uzanan bir ömür
İskilipli Atıf Hoca Şapka Kanunu çıkmadan 1,5 yıl önce ve bakanlık izni ile basılan 'Frenk Mukallitliği ve Şapka' kitabı sebebiyle 86 yıl önce bugün i
Şeyh Said Hareketinden Bir Portre : Çan Şeyhi Mustafa KORKUTATA
Şeyh Said'in kardeş ve çocukları agırlıklı gurup, Serhat bölgesinden Îran Kurdistanına gidip Simko Ağa'ya sığınırlar. Simko Ağa'nın bu direnişçiler iç
33 köylü neden katledildi, katiller yıllarca nasıl korundu? [VİDEO]
Şeyh Said Hareketinden Bir Portre: "Emê Heyd"
İbrahim Zozan Nivîsî: "Li Dêrsimê Komkujî Hebû 1"
'Küçük Dersim' katliamı yargıda
Şeyh Said Hareketinden Bir Portre: "Darehenî Valîsî Feqî Hesen"
Said-i Nursi Neden Şeyh Said’e Katılmadı?
1934 İskân Kanunu ve Kürtler
Şeyh Said Hareketinden Direnişçi Bir Portre : "Hacı Kolos Ağa"
Yakup ASLAN Yazdı: "Aleme Ahmet Müftüzade’nin Hayatına ve Mücadelesine Kısa Bir Bakış (II) "
Hamile Kadınların Karınlarının Deşildiği Gün: “ZİLAN KATLİAMI”
Resmî tarihin hainleri: 150’likler
Köklerine ve Geçmişine Yabancılaşmış Bir Ulus : Kürtler...
Lugât-ı Tarihiyye'de Kürtler
Yakup Aslan Yazdı: MAZLUMDER Agos Gazetesini Ziyaret Etti
Tarihe Kazinmis Belgeler; Soykirimlar
ENFAL - YOKEDİŞ (2)
DİRENİŞ KALESİ COLEMERG
1920-1965 Berzan Mücadelesi ve Enfal
İlk kafatası ölçümleri CHP döneminde yapılmış
Devlet Belgeleriyle “33 Kurşun” Olayı

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Mehmet Ali Anşin

Anneler Günü

Yorum Hattı
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Sayın Savaş'ın önceki yazılarından ''mekkeden bakarak medineyi anlamak ne kadar mümkün'' paylaşımınd...
fatme
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
BEN BU KARDEŞİ SEVİYORUM GÜZEL ÇALIŞMALAR YAPIYOR....
MURAT
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
yazılarınız elimden geldiğince takip ediyorum fakat anlamadığım bazı hususlar var.örneğin kürt gerçe...
MURAT
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
iran nerede
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran. malum gasp edilen kurdista...
fatih.y
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
keşke dinlemeye takatı olsa.. tarih boyunca din kisvesinin arkasına gizlenenler müslümanlara neler ...
rıdvan
Hocam hakkımız ne... >>
Birde Kendimize bakalım !
Sayın Latif bey, A.Altan bizim İsrail düşmanlığımızdan hoşlanmıyor mu acaba? Roboski katliamını gü...
Oktay Korkmaz
Dindar Faşistlik >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>
tam cumhuriyete yakışan bir başlık ancak cumhuriyet gazetesi gibi zihniyetler böyle düşünüyorlar yaw...
peki naşat
Namaz kılan öğrenci hala haber olabiliyor!!! >>
hilale katılıyorum
ruyi mahşerde benimde iki elim buzulmü yapan ve sürdürenlerin hemde kardeşiz diye sürdürenlerin yaka...
heval
Guldexwîn Beşa 3. (Sêvên Gundê Me Sor Bûn) >>
ZAVALLILAR!
Ölçümüz efendimizdir,"haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." varsın siz haksızlığı destekleye...
hüseyin canan
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com