Cumartesi eyleminin 356. haftasında kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları, Görümlü Taburu'nun yakını ile Diyarbakır'daki JİTEM merkezinde bulunan kemiklere dikkat çekerek, "Artık toprak isyanda! Topraklarımızdan, insanlarımızın kemikleri, kafatasları fışkırıyor adeta!" dedi. Eylemde, ayrıca 16 yıldır kayıp olan belediye işçisi İsmail Şahin'in akıbeti Başbakan Erdoğan'a soruldu.
21/01/2012 - 21:24 |
|
|
| |
Cumartesi eyleminin 356. haftasında kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları, Görümlü Taburu'nun yakını ile Diyarbakır'daki JİTEM merkezinde bulunan kemiklere dikkat çekerek, "Artık toprak isyanda! Topraklarımızdan, insanlarımızın kemikleri, kafatasları fışkırıyor adeta!" dedi. Eylemde, ayrıca 16 yıldır kayıp olan belediye işçisi İsmail Şahin'in akıbeti Başbakan Erdoğan'a soruldu.
Cumartesi eyleminde bu hafta Görümlü Taburu yakınındaki bir alanda yapılan kazı çalışması sırasında bulunan 3 kişiye ait kemikler ile Diyarbakır'da eskiden JİTEM merkezi olarak kullanılan yerde yapılan kazı sırasında bulunan kemiklere dikkat çekildi.
'DEVLETTEN HESAP İSTİYORUZ'
Sanatçı Zeynep Tanbay'ın İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu adına okuduğu basın açıklamasında, söz konusu toplu mezarlarla ilgili şu ifadeler yer aldı: "Devletin bize verecek bir hesabı var. Biz devletten hesap soruyoruz. Toprak hesap soruyor. Soruyoruz ama yıllardır cevap alamıyoruz. Devlet "geçmişindeki vahşeti"yle yüzleşmek istemiyor. Gerçeklerin üstünü kapatmaya devam ediyor. Ancak artık toprak isyanda. Topraklarımızdan insanlarımızın kemikleri, kafatasları fışkırıyor adeta! Devletten hesap istiyoruz. Kayıplarımıza ne yaptınız?"
Bugünkü eylemde 18 Ocak 1996 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan İsmail Şahin'in akıbeti soruldu.
'DÖNMEZSE, BİRİKMİŞ PARANIZI ÖDERİZ'
İsmail Şahin, gözaltına alındığında Beyoğlu Belediyesi'nde işçi olarak çalışıyordu. O günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Başbakan Erdoğan'dı. Beyoğlu Belediye Başkanı ise Nusret Albayrak'tı. Albayrak, eşini arayan Kiraz Şahin'e "Beş yıl bekleyin, İsmail dönmezse birikmiş paranızı öderiz" demişti.
Yıllardır olduğu gibi bugünkü eyleme katılan Kiraz Şahin, eşi İsmail Şahin'in kaybedildiği günden bu yana yaşadıklarını anlattı. Eşinin gözaltına alındığına tanık olan belediye çalışanlarının olduğunu belirten Kiraz Şahin, İlyas Karaçayır, Muhtelip Kalemköy ve Hasan Aktaş isimlerini verdi. Şahin, "Bunlara sorulduğu zaman, bunlardan bir netice çıkacak" dedi.
'ERDOĞAN'IN SEMTİNE BİLE YANAŞAMADIK'
Eşinin akıbetini sormak için gittiği dönemin Beyoğlu Belediye Başkanı Nusret Albayrak'ın "Beş yıl bekle" dediğini hatırlatan Kiraz Şahin, "Neyi bekleyeceğim? Asker yolu mu bekleyeceğim?" diye sordu. Kayıp yakını Şahin, dönemin Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme talebinin ise karşılanmadığını söyleyerek, "Erdoğan'ın semtine bile yanaşamadık" dedi.
'NEREYE GİTTİ İSMAİL ŞAHİN?'
"Nerede İsmail Şahin" diyen Kiraz Şahin, şöyle konuştu: "'Bugün gelecek, yarın gelecek' diyerek, beni oyaladılar. Her tarafa başvurduk. Gayrettepe'deki polis merkezine de gittim. Morglara gittik, cesetleri gösterdiler. Hiçbiri İsmail değildi. Nereye gitti İsmail Şahin? Uçmadı ya!"
Zeynep Tanbay da Başbakan Erdoğan'ın geçen yıl kayıp yakınlarıyla yaptığı görüşmeye İsmail Şahin'in eşi Kiraz Şahin'in de katıldığını hatırlatarak, "Başbakan Erdoğan, özellikle not aldığı İsmail Şahin hakkında herhangi bir araştırma yaptı mı?" diye sordu.
'CUMARTESİ ANNELERİ BAZI GERÇEKLERİ AÇIĞA ÇIKARDI'
Eyleme katılan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, cumartesi annelerinin eylemlerinin Türkiye'de bazı gerçekleri ortaya çıkardığını söyledi, "Biz burada oturduğumuz için Diyarbakır'da JİTEM'in merkezinde kazı yapıldı, işkencede öldürülenlerin kemikleri bulundu" dedi.
Gözaltında kaybetmenin bir devlet politikası olduğunu belirten Tuncel, "1990'lı yıllarda Kürtler 'terörist' ilan edilerek, kaybediliyordu, toplu mezarlara gömülüyordu. 2012'de aynı zihniyet yine iktidarda. Hala 'terör mücadele' adı altında aynı zihniyet sürdürülüyor. Devlet kayıplarıyla da yüzleşmiyor. Bütün bunların temel nedeni, hala Kürt sorununda çözümsüzlükte ısrar etmeleridir, Kürt sorunu çözümsüz bırakılmaya devam edildikçe, toplu mezarlar, kayıplar yine devam edecektir" diye konuştu. Tuncel, konuşmasında son olarak Dink davasında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karara dikkat çekti, "Yargı, bir kez daha devleti aklamıştır" dedi.
Cumartesi insanları konuşmaların ardından "357. haftada yine Galatasaray'da buluşacağız" diyerek eyleme son verdi.
'SAVAŞIN AĞIRLIĞININ MI TALİHSİZLİĞİ'
Kayıp yakını Hanife Yıldız da eylemde yaptığı konuşmada, eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın'ın "Cumartesi annelerinin eyleminden etkilendim" sözünü anımsattı, "Onların, katillerin kabusu olmaya devam edeceğiz" dedi.
Roboski Katliamı'na dikkat çeken kayıp yakını Yıldız, şunları söyledi: "Oradaki annelerin, babaların, kardeşlerimizin acılarını, paylaşıyoruz. O acıların ne olduğunu en iyi biz anlarız. Bizim yüreğimiz yanarken, Başbakan kalkıp 'talihsizlik' dedi. Bu açıklamayı bir hakaret olarak kabul ediyoruz. Bu neyin talihsizliği? Yoksulluğun mu talihsizliği? Yüklediğin savaşın ağırlığının mı talipsizliği? Neredeyse 'kader' diyecekler. Tıpkı, göçüklerde ölen madenciler için dedikleri gibi. O insanlar yoksullukla boğuşurken, üzerlerine bomba yağdırıp 'talihsizlik' diyorsanız, size başka ne diyelim. Ne yaptığınız ayıptan utanıyorsunuz, ne de katliamlarından."
Fotoğraf: Arzu Demir
ANF


|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
YORUMLAR |
|
|