"Bu yazımı hırçın Botan suyuna, vadisine ve halklarına,Ömer'e,Özgür'e armağan ediyorum."
Hava buz gibi... Sokak köşelerinde kayan çocuklar, üşüye üşüye işyerlerine giden memurlar, kentin bembeyaz olduğu bir Ocak ayı... Sen severdin karlı havaları; romantikleşir, kartopu oynamak için gece yarısı evin önüne inerdin. Ellerin mosmor geri döndüğünde, "Yarın da kardan adam yapacağım " derdin.
İşte yine kar yağıyor,Uludere'nin üzerine. Umutlarımızın üzerine. Çok üşüyorum. Herkes üşüyor.
Bu yıl kar geç yağdı.Henüz Uludere'li çocukların acısı tazeyken, aklıma 92'nin kötü günleri geldi. Üç gün üç gece üst üste kar yağmıştı. Uğursuz yıllardı, coğrafyamızın dört bir yanında kavga vardı. Evden 'faali belli' bir cinayete kurban gitme 'talihlilerinden' biri olabileceğimizin kaygısıyla uğurlandığımız yıllardı.
Bunlar da yetmiyormuş gibi çığ düşüyordu yoksul köylü evlerine. Acılar baharın gelmesiyle berfin'e (kardelene) dönüşüyorlardı.
Kar taneleri yere düşerken, havadayken birbirlerine değmezlermiş; dikkatlice baktım öyleymiş, nedenini bir 'bilene' sordum,"Her bir kar tanesini bir melek yere indiriyor " dedi. Sadece gülümsedim.
"Kar yağacak" deseler sabahçıyımdır o akşam, kar altında Sere Zini'ye,Deyr'e,Anabasis kıyılarına yürüyüşe hazırlanırım.Bir devrim için yola çıkma yürüyüşleri,birde karlı gecelerin yürüyüşleri başka olur.
Artık sensiz yürüyorum,oğlumla yürüyorum, senin benimle karlı bir Ocak akşamında uzun yürüyüşe çıkamayacağını öğrendim. Karlı Botan akşamları seni teslim aldı. Aşağıya inip, yürüyüşe çıkma cesaretini gösteremedin. Oysa Anabasis kıyılarındaki Kentrites,(Botan'ın diğer ismi) şehrinde seni her bir kar tanesini yere indiren meleklerle, denizi bulmak üzere Babilden yola çıkmış Botan kıyısında kamp kuran Helenler bekliyorlardı.
Barış umutlarımızın üzerine karlar yağıyor... Biricik umudumuzun üzerine yağan karları temizle, buz tutmasın.
Karlı bir Veley'e akşamında Neşe Yaşın'ın yazdığı şiiri sana, Felluceli çocuklara, Kızıltepeli küçük Uğur'a,Uludere'li kardeşlerime okuyarak uyumak istiyorum...
Neden beni severken
ağlıyorsun anne
neden beni her görüşte
kucaklıyorsun?
bizi öldürmeye gelirlerse eğer
onlara deriz ki
babamız öldü geçen savaşta
bizi de öldürürseniz eğer
kim bakar portakal ağaçlarına
"anneciğim
bir kayığa binip
gidelim uzaklara
orada başka insanlara diyelim ki
bizim ülkemizde savaş var
o yüzden geldik
ölü arkadaşlarımızı da getirecektik
ama sığmadılar kayığa "
Dara Turhan/siirttenote.com