Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

19 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
Yetim Medreselerin Çığlığı
Peygamberimizin döneminde; Ehlî Suffe veya Ashâbı Suffe denilen topluluğun varlığı; Me­dine'de de bu adla adlandırılmasa da bu türden işlev gören bir mekânın varlığını net olarak ortaya koymaktadır.

19/01/2012 - 21:39
1:1 1:1,2 1:1,5
 

Bir zamanlar, coğrafyasında Aydın yetiştiren medreseler.
Bu aralar medreseler, özellikle de Kürt medreseleri gündemde…
Bu medreselere bir vefa borcu olarak ben de birkaç söz söylemek isterim.
Hem belki bu vesile ile anıların canlanmasına katkıda bulunmuş olurum...

Öncelikle belirtmeliyim ki; medrese bir bölgeye has bir eğitim-öğretim mekânı ve sistemi değildir. İslâm tarihinde eğitim ve öğretim kurumlarının genel adıdır.
Hatta tüm semavi doktrinlerin yolu bu mekânlardan geçmiştir desek abartmış olmayız.
“Ders” sözcüğü Sâmî dil ailesinde ortak kullanılan bir kelimedir.
Bilindiği üzere Yahudiler, Tevrat'ın okutulup öğ­retildiği binalara Beytülmidrâs derlerdi.
Medrese, ders kökünden “İsmi Mekân” olarak türeyip ders verilen yer anlamına gelmektedir.

Peygamberimizin döneminde; Ehlî Suffe veya Ashâbı Suffe denilen topluluğun varlığı; Me­dine'de de bu adla adlandırılmasa da bu türden işlev gören bir mekânın varlığını net olarak ortaya koymaktadır.
Medrese adıyla ilk medreselerin ne zaman inşa edildi­ği net olarak bilinmese de Corcî Zeydân[1]; “bazı Batılı araştırma­cıların medreselerin kuruluşunu Abbasî Halifesi Me'mûn'un Horasan valiliği dö­nemine kadar götürdüklerini” nakleder, ancak bu bilgiyi İslâm tarihî kaynakla­rından teyit edemediğini belirtmektedir.
Bazı kaynaklarda da ilk medresenin Nişabur’da, fakih ve muhaddis Ebû Bekir Ahmed b. İshak es- Sıbği (342/954) tarafından inşa edilen Darüssünne olduğu geçmektedir.
Bu konuda farklı görüşler bulunmak­tadır.

Medreselerin çoğalmasının sebebi, mescidlerin çoğalmasının sebebiyle aynıdır. 
İslam’da ilkin bir mescit bina edilmiş ve yanında da Ehli Suffe’nin yerleşkesi.
İslam coğrafyası genişledikçe ilk mescidin şubeleri mesabesinde olan camilerin çoğalması, beraberinde medreselerin çoğalmasını da getirmiştir.

Geniş İslam coğrafyasının bağrında yaşayan farklı kültürler mozaiği, İslam dininden etkilendiği gibi çok çeşitli sanat anlayışları ile İslam mimarisini de etkileyip, zenginleştirdi.
Elbetteki camiler ve hemen yanıbaşlarında inşa edilen medreseler, kurulduğu coğrafyanın farklılıklarından müspet anlamda nasibini almıştır. Bu, aynı zamanda cami ve medreselerin işlevselliğinin ve sisteminin değişmesine ve farklılaşmasını da sağladı.

Medrese, dini ilimlerin yanı sıra bulunduğu memleketin kültürünü de yaşatan bir eğitim ve öğretim mekânıydı. Medreselerin sistemleri kültürlere göre şekillendiği için, bu, medreseler arasında farklılığı da kaçınılmaz kılmıştır.
Konumuz, “Ümmetin Yetimleri” olan Kürtlerin yaşadığı coğrafyadaki medreseler olduğundan, burada bizatihi yaşayarak öğrendiğim ve sonraları bir nevi müfredat olarak benim de uyguladığım bu coğrafyanın medreselerinin sistemi, işleyişi ve kültürüdür.
Bu konuda Eyyûbilerin dönemi dikkate değerdir. Bu dönemde bölgeler arasında fark gözetmeksizin medreselerin inşası hız kazanmış ve işlevselliği de ayrı bir önem kazanmıştır.

EĞİTİMCİSİNİ SEÇME ÖZGÜRLÜĞÜ
Medrese, öğreticisini ve öğrenim yerini seçme özgürlüğünü öğrenciye sunan eğitim sisteminin adıdır.
Buralarda özellikle göze çarpan iki önemli husus vardır: “Seçme ve hareket etme özgürlüğü.”
Örneğin; bir öğrenci medresesinde dersin işleyiş ve anlatım tarzını beğenmediği takdirde medresesine gidebilir. Amedresesinden ayrılış ve medresesine giriş noktasında da öğrencinin önünü tıkayan ve eğitim-öğretimini geciktirebilecek veya sekteye uğratacak herhangi bir şartname ve bağlayıcı bir teselsül yolu yoktur.
Bu bağlamda öğrenciler açısından bakıldığında medreselerde, öğrencilerin öğretmenlerini seçme özgürlüğü vardır.

EĞİTİM ŞEKLİ
Gece-gündüz eğitim. Yatılı da denilebilir.
Öğrenciler, temel ihtiyaçları olan (yemek, uyku, vs…) haricinde bütün vakitlerini öğrenime harcamaktadırlar.
Bu eğitim camide sabah namazından sonra bir veya yarım cüz Kur’an okumakla başlar. Okunan kitapların metinlerini ezberlemekle devam eder.
Bu durum sabah saat 07.00’a kadar devam eder.
Medreseye geldiklerinde günlük temizliklerini ve görevlerini yerine getirdikten sonra, halk tarafından karşılandığı için kahvaltılarını almak üzere evlere “Tayın” getirmeye giderler.
Kahvaltıdan sonra, ders saatine kadar bir önceki günün derslerini bir üst seviyedeki öğrencilerle müzakere ederler.

Burada ders veren kişiye Seyda denilmektedir. Ders alanlara da derecelerine göre mübtedi, müntehi veya talib gibi isimler verilir.

Öğrenciler, Seyda’dan tek tek ders alırlar. Her öğrenci özeldir. Hiçbiri feda edilemez.
Her öğrenci, kendine has bir zaman diliminde Seyda’dan birebir ders alır.

Her öğrenci ders aldıktan hemen sonra aldığı dersi kendinden bir üst seviyede olan öğrencilerle tekrar etmek zorundadır. Burada üst derecede olan öğrenciler, bir bakıma hem ders alıyor, hem de ders veriyorlar.
Bu bağlamda öğrenci daha öğrenim dönemindeyken öğretmeye başlıyor.
Bu da medreselerin başka bir yönü ortaya çıkıyor ki o da; üst seviyede olan bir öğrenciye, alt kademedeki öğrenciye dersini tekrar ettirerek bir nevi öğreticiliğe de adım atıyor.
Bu müzakereler öğlen namazına kadar devam edilir. Namaz sonrası öğle yemeğine geçilir. 
Bu arada verilen kısa bir teneffüs ve istirahat evresinden sora ikindi namazına kadar eğitime devam edilir.
İkindiden sonra da gün içerisinde öğrenilen dersin metinlerini tekrar ve ezberleme işlemi akşam namazına kadar devam eder. Akşam namazı kılındıktan ve yemek de yenildikten sonra, yatsı namazına kadar bir dinlenme evresi vardır.
Yatsı namazı kılındıktan sonra; yatma vaktine bir saat kalana dek metinlerin ezberlenmesine devam edilir.
Yatmadan bir saat önce de, yarın okunacak ders mütalaa edilir ve yarınki ders ile alakalı akla takılan ve Seyda’ya sorulacak sorular not edilir.
Mütalaadan sonra yatılır.
Medresedeki yirmi dört saatlik eğitim süreci böyle geçmektedir.

TOPLUMSAL TAHAMMÜL VE KAYNAŞMA FAKTÖRÜ
Kürt coğrafyasında bulunan medreseler sadece ilmi eğitim-öğretimi sağlamıyor, halklar arasında kardeşliği ve sevgiyi de tesis ediyordu. Kürt coğrafyasındaki medreselerin eğitim-öğretim haricinde toplumsal sorunların izalesi yönünde kaynaşmaya vesile olduğu da bir vâkıâdır.
Bu medreseler bağırlarında sadece Kürtleri barındırmıyor, diğer halklara da kucak açıyordu. Örneğin okuduğum dönemde Arap, Türk, Laz, Zaza öğrenci arkadaşlarım vardı.

Enteresandır ki günümüzün “Modern” öğrencileri arasında sıkıntı doğuran meseleler bu medreselerde yaşanmamaktaydı. Bu medreselerde Türk öğrenciler birçok kişiye Türkçe’yi öğrettiği gibi kendisi de Kürtçe öğreniyor ve biri ötekini bırakın dışlamayı, bu farklılığın rahatsızlık duyulacak bir şey olduğunun farkında bile olmuyorlardı.
Hakeza Arap ve diğer kardeşlerimizde de durum değişmiyordu…
Böylelikle aynı mekânda kendinden/renginden ödün vermeyerek, ötekileşmemeyi veya ötekileştirmemeyi ve dışlamamayı başararak bir arada yaşamayı da öğretiyordu bu medreseler. 
Tabi ki bunu yaşayarak öğrenen bir önder-model, rehberlik edeceği halka da bu öğretiyi yerleştirmeyi ödev biliyordu.
Dolayısıyla bu kaynaşma ve ötekiyi olduğu gibi kabullenme, toplumda da kök salıyordu…

DERSLER, KONULAR VE OKUTULAN KİTAPLAR
Bu medreselerde keyfi veya nasıl olursa olsun başka bir ifade ile “Ketober”denilen tarzda ilim eğitimi yapılmamaktaydı.
Aksine sistematik dini ve fenni bir müfredata sahipti.
Örneğin Molla Nizameddin Sihalvi’nin hazırladığı medrese müfredatı şöyledir:
Okutulan ilimler: 
Sarf ve İştikak, Nahiv, Mantık, Felsefe, Hisab ve Astronomi, Belağat, Usûl-i Fıkıh, Fıkıh, Kelam, Tefsir ve Hadis.
Okutulan Kitaplar:
Sarf ve İştikak ilminde; Penc Genc (Farsça)[2], Zübde.[3] Nahiv ilminde; Nehvi Mir (Farsça)[4], el- Kafiye[5]. Mantık ilminde; es- Süğra- el- Kübra (Aristo mantığı üzerine yazılmış risale) ve ş Şerhu’ş Şemsiye[6], İsağoci[7] ve Süllemu’l ‘Ulum[8]. Felsefe ilminde; Şerhu’ş Şadra ‘ala Hidayetul Hikme[9] ve eş- Şemsul Baziğa[10]. Hisab ve Astronomi ilminde; Tahriri Öklides[11], Teşrihu’l Eflak[12] ve Risale-î Kuşciye[13]. Belağat ilminde; Muhtaserül Meani[14]. Usûl-i Fıkıh ilminde; Nurü’l Envar[15] ve et- Telvih ila Keşfi haka’iki’t- Tenkih[16].

Benim bildiğim ve yaşadığım kürt coğrafyasındaki medreselerde ise müfredat şöyle idi; başlangıçta arap alfabesinin hem yazılışını hem de harflerini öğrendikten sonra Kur’an ile başlanıp Melayê Batê’nin Kürtçe olan Mevlüdü, Ahmedê Xanê’nin Kürtçe olan Nûbara Biçûkan ve Eqida İmanê, İbrahim Hakki Erzurumi’nin Arapça olan Akidesi, Melle Xelil Es’erdi’nin Kürtçe olan Nehculenam’ı okunurdu.
Sarf ilminde; ilkin Arapça olan; Emsile, Bina, İzzi[17] okunurdu. Gerekli görüldüğünde de bazen Maksûd ve Merâh[18] da okutulurdu. 
Nahiv ilminde ise ilkin Arapça olan; Evamıl Curcani, Kürtçe olan; Züruf ve Terkib[19] okunurdu. Sonra Arapça olan; Sadulla Seğir, Müğni’nın[20] şerhi Şerhil Muğni[21], Şerhıl Kıtır[22] okunurdu. 
Bu aşamadan sonra yine Sarf ilminden; Tedricil Edani Sa’dedin[23] okunurdu. 
Bu kitap da bitirildikten sonra yine nahiv ilminden; Kavaid’in[24] şerhi olan Hel (Mukayyed şeri l- Kevaid)[25], Sadulla Gevra, (Behcetü’l Merdiye) Suyuti[26] diye bilinen “Elfiye”nin şerhi, Molla Cami diye bilinen “Kâfiye”nin şerhi ve Mola caminin haşiyesi olan Abdulgafur okunurdu. 
Mantık ilminden; İsağoci’nin[27] şerhi olan Muğni Tullab, Kavli Ahmed ve Molla Fenari olarak da bilinen Fanari[28] okunurdu.
Vedi’ ilminde; Risale[29] ve İstiare ilminde ise ‘İsam okunurdu. 
Belağat ilminden ise; Muhtasarul Meani okunurdu. Kelam ve Akide ilminde; Cevheret’tu t- Tevhid[30] ve Şerhul Ekaid okunurdu. Usulul fıkıh ilmin de ise; Cem’il Cevami’[31] okunurdu.
Fıkıh ilminde ilkin; Şerhi inbil Kasım daha sonra Siracül Vehhac, Müğnil Muhtac, Tühfe ve bazı bölgelerde de Envar okunurdu. 2010 yılında Kürtçe’ye bu kitapları da kapsayan “Eqîde û Fiqha Zelal” adıyla hem Akide (Kelam) hem de fıkıh kapsayan bir kitabı kazandırdık.
Hadis ilminde; Muhtarul Ahadis, Riyadus Salihin ve Tac[32] okunurdu.
Tefsir ilminde; Celaleyn[33], Savi ve Kadi Beydavi[34] okunurdu şimdilerde Sefvet et- Tefasir de eklenmiş.

MEDRESELER VE YEREL KÜLTÜR
Perşembe günleri ikindiden sonra başlayarak Cuma günü ikindiye kadar devam eden tatilde bu kültürü yansıtan o halkın kültüründen oyunlar vb. etkinlikler yapılıyordu.
Melayê Cezeri’nin divanından gazeller, kasideler, Ahmedê Xanî’nin Mem û Zîn-î ve benzeri edebi eserler de okunurdu bu tatilde.

Tabi bu müfredatın bu şekilde günümüz medreselerinde okutulduğunu söyleyemeyiz.

Bazı nedenlerden dolayı bize gelinceye kadar hem işlev hem de müfredat olarak bir çok sıkıntı ve erozyon yaşayan bu medreseler, mezun olmamızdan sonra da bir çok sıkıntı yaşamıştır ve malasef yaşamaya da devam etmektedir
Örneğin müşahede ettiğim kadarıyla fıkıh müfredatında artık sadece ibadat kısmı olan: Teharet, abdest-gusul,namaz, oruç, zekat, hac, buyu’un bazı bölümleri ve nikah okunmakta.
Ve her ne hikmetse: Faraiz (Veraset), ganimet, cirah, diyat, da’ved dem ve-l kesamet, büğat, rıdet, zina, kazf, hırsızlık, cizye ve benzeri hukuki ve insani ilişkileri kapsayan kısmı okunmamakta.

Bu medreselerde sadece zahiri ilimler eğitimi yapılmamaktaydı.
Ruh-Nefs terbiyesi de buralarda seçmeli olarak alınırdı.

Medreseler; birlikte yaşamın mekânı olduğu için bu eğitimi alanların ister istemez diğer almayan arkadaşlarına da etkileri olurdu. Ve bu etkileşim, bu eğitimi alamadıkları halde diğer arkadaşlarının hayatında iz bırakmaya yetiyordu.

Melayê Cezeri, Ahmedê Xanî, Sultan Fatih’in hocası Kürt olan Molla Goranî[35] ve daha saymakla bitiremeyeceğim zatlar bu medreselerden mezundurlar.
Peki, bu medreseler neden bu gün böyle mezunlar vermemekte?

Tek neden yukarıda söylediğim erozyonla beraber hukuken yok sayılmaları ve ekonomik bir getirileri ve bağımsızlıklarının olmaması değildir elbet.

Eskiden beri bu medreselerin ekonomik giderleri halk tarafından sağlanıyordu.
Bu konuyu ve nedenlerini başka bir yazıda ele almak gerekir belki de…
Sadece bu yetim medreselerin özlük haklarının, eski itibar ve işlevselliğinin iade edilmesinin çığlığıdır bu.




******dpnt*****


[1] - Corcî b. Habîb Zeydan (1861-1914) Beyrut’ta ortodoks mezhebine mensup fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyay geldi. Son devir Arap tarihçisi.
[2] - Siracedin Osman Avedi 758-1357
[3] - Zahir b. Muhammed b. Mesu’d el-Alevi 1279-1863
[4] - Seyid Şerif el- Cürcani 816-1413
[5] - İbnul Hacib 646-1249
[6] - Seyid Şerif el- Cürcani 816-1413
[7] - Esîrüddin el-Ebheri 663-1265
[8] - Muhibbüllah el-Bihari 1119-1707
[9] - Sadreddin Şirazi 1050-1640
[10] - Molla Mahmud b. Muhammed Caunpûri 1062-1652
[11] - Nasurüddin-î Tûsî 672-1274
[12] - İmamuddin er- Riyazi b. Lütfüllah Muhendis 1145-1733
[13] - Ali Kuşçu 879-1474 (Risale Fi’l- hey’e)
[14] - Sa’dedin et- Teftezani 792-1390 (Sedrüşşeri’a olarak da bilinir)
[15] - Ahmed b. Ebu Said Molla Ciyûn 1130-1718 (Hanefi Usul Fıkhı)
[16] - Sa’dedin et- Teftezani 792-1390 (Sedrüşşeri’a olarak da bilinir)
[17] - İzzeddin Abdülvahhab b. İbrahim ez-Zincânî -1257
[18] - Ahmet b. Ali b.Mesut
[19] - Mele Yunus Erqutnî
[20] - Ahmed b. Hesen Çarperde
[21] - Muhammed b. Abdürrehim b. Muhammde Ömeri el- Meylanî
[22] - Ebi Muhammed Abdüllah Cemalüddin b. Yusuf b. Ahmed b. Abdüllah b. Hişam el Ensari
[23] - Sa’dedin et- Teftezani 792-1390 (Sedrüşşeri’a olarak da bilinir)
[24] - Yusuf b. Hişam
[25] - Ahmed b. Muhammed
[26] - Meşhur Suyuti’nin kitabı
[27] - Mîr İsagûcî Esîrüddin el-Ebherî’nin ( -1266) Porphyrios'un "Eisagoge"
[28] - Mevlâna Şemsettin Fenarî (1315-1431)
[29] - Risala ved’ de denilmekte.
[30] - eş- Şeyh İbrahim Lükkani
[31] - Takiyüddin Subkî’nin (-1355)
[32] - Şey Mensur Ali Nasıf
[33] - Celâleddin Mahallî tarafından başlatılan ve Celâleddin es-Suyûtî tarafından tamamlanan tefsir
[34] - Nasrettin Abdullah b. Ömer Beydâvî ( -1286)

M. Burhan Hedbî - rewsen.com

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Kategorideki Diğerleri

Kürdistan Birleşik Federasyonları
Kürd ve Kürdistan sorunu barış içinde tüm bölge halklarının lehine olacak mahiyette nasıl çözülebilir?
Xewnên Heftreng
Xewnên me. Ango serhildana Musavî, mizgînîya İsevî, Şiyarkirina Muhemmedî. Cengawerîya İmamê Elî, Mêrxasîya Seleheddin, dilciwanîya Şex Seîdê kal. Ha
Asya Konvoyu ve Çelişkiler IV
Suriye konusu hassas. Türkiye’de İslamcılık ritüelinden gelmiş olan hükümetin önce Beşar Esad’ı kardeşi ve daha sonrasında düşmanı olarak ilan etmesi
(Bir Zamanlar Ercişte)
Hiç unutmam bir gün komşularından birinin oğlunun düğünü olacaktı. Beldenin ileri gelenlerinden bir kaçı ile birlikte düğün sahibi, amcamın evine geld
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler
90'lı yılların başında faili meçhuller ve kayıplar dönemi başladı ve ölüm bir kabus gibi çöktü Güneydoğu'nun bir çok il ve ilçesinin üzerine. Adı Tek
Kutlu Doğum Peygamberi Değil Kur'an Peygamberi
Her taraf gül kokuyor, ‘kutlu doğum’ kokuyor; riya kokuyor. Gül sembolüyle Rasulullah Muhammed (sav) adeta ipeksi bir yumuşaklığa indirgenmekte, hayat
Alinasyon (Yabancılaşma)
Benin kendi özünden uzaklaşmasıyla, kendisine ve eylemlerine nesnel bir biçimde, sanki bir ustanın elinden çıkmış bir nesneye bakarcasına yaklaşımıyla
Masai Ülkesinde Mülteci Kamplarına Serdim Seccademi
Dünya üzerinde, aynı dili konuştukları halde biribirlerini hiç anlamayan milyonlarca insan varken, bizler tek kelimesini bilmediğimiz bir dilde konuşa
'Türk iyi, Ermeni hain, Kürt zalim, Arap düşman'
Diyarbakır Türk Ocakları Müfettişi sıfatıyla 4 rapor yazan Hasan Reşit Tankut da bu tür raporlara imza atan isimlerden biri. 1925’teki Şeyh Said İsyan
YOKLUĞUMUZ NE ZAMAN FARK EDİLECEK
Siyasi gündeme çakılı kalıyoruz, dolayısıyla siyasi konjöktürün konumlandırdığı yerde buluyoruz kendimizi. Bugün suriye meselesinde olduğu gibi, dün k
Suriye Çıkmazı‏
Dibîstana Kurdî
Bir Efsanedir Diyarbekir
Suudi Arabistan: İslam alemindeki üstünlüğün sonu
‘Sol içi çatışma’ gerçeğiyle yüzleşmek
Yakup Aslan Yazdı: "Şervan'a Kız İstenecekti Hayrettin Hocam"
Mezheb taassubunun her şekli, reddedilmelidir!
1 MAYIS
Yakup ASLAN Yazdı: Asya Konvoyu ve Çelişkiler III
M.K.DILXÊRİ nivîsî : Ji Elegezê Koçberî
"AYNA"
Hasan el Benna tasavvufa nasıl bakıyor?
Lebbeyke Ya Muhammed
Haksızlığı Meşrulaştırma Bağlamında Türk Medyası
Ey Müslümanlar, Kürtler de insandır
"SELAM OLSUN"
Türk- İslam Dini:Kürtleri Yarattığı İçin Allaha İsyan Etmek Gerekir 
Kürt meselesi Hallolunmuştur 
Müslüman Olarak Yaşlanmak
Pancar Mevsiminde Roboski Tedirginliği

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Katliamdan kurtuldu Kürdistan'a Göç Etti
2 Taraf'tan Erdoğana
3 Zorda olan sensin aslanım
4 "Roboski Katliamında kimin emir verdiği önemli"
5 Predatörler 37 dakika görüntü almış
6 PKK Bitlis'te 6 Korucuyu Alıkoydu
7 AK Parti Diyarbakır Basın Sorumlusu Öldürüldü
8 Aliya'nın dublörü 15 sene sonra ortaya çıktı
9 Anayasada 2 madde tamam
10 Kıvrıkoğlu'nun ölmesi Çevik Bir’in işine yarardı

KONUK YAZARLAR

 
Mehmet Ali Anşin

Anneler Günü

M.Latif YILDIZ

Devletin İtibarı

Yorum Hattı
peki İran
Neden İran'ı hesaba katmıyoruz, Doğu Kurdistan bu federasyonun neresinde yer alacak?...
evdal
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır"Hz. Muhammed s.a.s
Yüce Rabbim bu bacımızın yar ve yardımcısı olsun.Çocuklarına ve eşine sabırlar versin. "Güçlü iken ...
hüseyin canan
Gerçek "Kardeşim" İçin.. >>
Biz site okurlar için büyük şans olduğu kesin ama tüm Türkiye için mi bilemem. Malum bazen iğneliyor...
Naim Kamer
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
yol arkadaşım
Selam sana yakub kardeşim.Çok güzel ve duygulu yazmışsın okudukça o günleri hatırladım bende biraz ...
zeki kaya
Asya Konvoyu ve Çelişkiler IV >>
Bu güzelliğin emsali yok
Bu dünyada ne kadar ödül varsa, yazı, gezi, edebiyat, sanat, tarih, kültür, mimari, coğrafya, toplum...
Face arkadaşı
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
"Size ne oluyor da, Allah yolunda ve “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, ka...
Mus'ab
Gerçek "Kardeşim" İçin.. >>
Sözde müslüman
Çünkü Bazı insanlar Allah'ın ayetlerini az bir pahaya satıyorlar.Dünya hayatını ahiret hayatına terc...
HİLAL
Uludere ve yalanlar >>
Yanlış anlamaya sebebiyet vermişim; insanın tüm bilgisi,karşısındakinin anladığı kadardır derler ya,...
fatme
Sonradan Aşılmayan Duvarlar >>
Ah ah.. Sevgili üstad.. Yüreğin ne güzel duygular menbaı olmuş. Bu cümleler insanı deli eder. Sevda ...
Şıvan
Anneler Günü >>
Selamun aleykum. Değerler elimizdeyken hakettikleri kıymeti vermeyiz,hep bizimdirler sanırız. Bunu ...
vuslat
Anneler Günü >>
fidan göngürün çocukları onun yolunu beklemiyorlarmı...
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>
Allah insanlarla vijdan aracılığıyla konuşur.ama vijdanlar o kadar körelmiş,ki sesini duyuramıyor.Ç...
Hilal
Tazminat değil, adalet istiyoruz. [Video] >>
bu katliamı yapanın üstünü ortmeye çalışanın Allah bin belasını versin .......
Tazminat değil, adalet istiyoruz. [Video] >>
hocam sizi kutluyorum bu konuda herkesin destek vermesi şart özelikle meclis ortamında kulis yapılma...
peki naşat
ESKİ YER İSİMLERİ (FORUM) >>
"Böyle bir hareketin batıdaki cemaat önderlerinden ve dernek-vakıf liderlerinden onay alamaması duru...
Cendel
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
bu kitap hediye edilmeli!
Başta fıkıh prof.Hayreddin Karamana göndermeyi düşünüyorum.Sonra vicdan sahibi olduğuna inandığım Tü...
hüseyin canan
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
özellikle türklere okutun bu kitabı..........
sabiha abla kalemine ve o temiz duruşuna selam olsun.kitabın benim için bir arayış içinde olupta işt...
ibrahim
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
"Sizin gibi insanların yok sayılan ve gizlenen tepkileri nelerdi ve hangi amaçlar için tepkileriniz ...
musab
"Dünü ve Bugünüyle Yakup ASLAN" I.BÖLÜM >>
Allah'ın selamı hepimizin üzerine olsun. Sabiha ablaya bir sorum olacaktı, kitabın basımı için İslam...
evdal
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
Rabbim Razı olsun bu değerli samimi, muvahhid, mücahide müslümandan.. Sabiha Ünlü denildiğinde yüreğ...
xerip
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Ahmet ALTAN

Sakız

Orhan Miroğlu

Anne ve Oğlu’na

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com