Ne yazık ki Seyda Molla Mansur hakkında elimizde fazla bilgi yok. Ancak arkadaşları, eşi ve dostları yaşıyorlar; maalesef onlarla da bugüne kadar bir çalışma yapılmamış. Az da olsa bu alandaki boşluğu doldurmak amacıyla Seyda’nın eşi Lamia Hanım ile bir röportaj yaptık.
Lamîa Xanim: Hoşgeldiniz, baş göz üstüne. (Hûn bi Xêr hatine ser çavan re hatine.)
Fikrî Amedî: Allah razı olsun, Allah’ın hayrı sizinle olsun. (Xêra Xwedê Li we be Xwedê ji we razî be.) Herşeyden önce bize evinizin kapısını açıp böyle bir imkan verdiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Lamîa Xanim: Biz de size teşekkür ederiz. Kapımız Seyda’nın dostlarına ve arkadaşlarına her zaman açıktır, evimiz evinizdir, baş göz üstüne geldiniz.
Fikrî Amedî: Seyda gibi bir alim ve bilgeden söz etmek haddimiz değil, ancak kendisi hakkında saklı bir şey kalmaması ve onu tanıyan insanların istifade etmesi için bir kaç soru sormak isteriz. Tabi eğer siz rahatsız olmazsanız ve münasip görürseniz.
Lamîa Xanim: Buyrun bildiğimiz şeyleri sizinle paylaşırız inşallah.
Fikrî Amedî: Kendinizi tanıtır mısınız?
Lamîa Xanim: Ben Hecî İsa köyünden Mella Nûrî’nin kızıyım. Babam bölgede tanınan meşhur bir alimdi.
Fikrî Amedî: Sizin Seyda ile tanışmanız, birbirinizi görmeniz ve evliliğinizi nasıl oldu?
Lamîa Xanim: Dayılarım Zozincê köyündendirler, bazen onlara giderdim ; Seydayı tanımıyordum ama o beni görmüştü, beni istemeye geldiler babam da verdi.
Fikrî Amedî: Seydanın babasıda alim ve okuyan biri miydi?
Lamîa Xanim: Hayır Mela ya da Seyda değildi ancak çok ihlaslı ve takvalı biriydi, Allah ondan razı olsun salih bir insandı.
Fikrî Amedî: Seyda ne iş yapıyordu?
Lamîa Xanim: Seyda medresede feqî (öğrenci) idi. Evliliğimizden birkaç sene sonrasına kadar da okudu ve rahmetli Mele Evdilhelîm’den icazetini aldı. Seydanın annesi derdi : Biz Seydayı fakirlik ve yokluk içinde okuttuk. Seyda icazetini aldığında büyük kızım doğmuştu.

Fikrî Amedî: Seyda hangi köylerde ve medreselerde okudu?
Lamîa Xanim: Benim bildiğim kadar Kilîsîyê, Qiziltepe, Kevnecarê û Kurdîka’da okudu. Başka bir çok yerde ve bir çok alimin yanında okudu ancak benim bilgim yok.
Fikrî Amedî: Seyda icazetini aldıktan sonra herhangi bir yerde imamlık yaptı mı?
Lamîa Xanim: Hayır hiç imamlık yapmadı. Zaten resmi olarak yapamazdı, fahri olarak ise yapmadı. Ama köyün camisinde bazen imamlık yapardı ve abisinin medresesinde müderrislik yapardı, öğrencileri vardı.
Fikrî Amedî: Kaç çocuğunuz var?
Lamîa Xanim: Altı oğlum ve üç kızım oldu. Bir kızım hariç diğer çocuklarım evlidir.
Fikrî Amedî: Çocuklarını da medresede okuttu mu ?
Lamîa Xanim: Oğlum Adil çok okudu ama icazet almadı, İran’a gittiğimizde Nesim ve oğlum Ahmet’in Kum’da okumalarını istedi ama ömrü yetmedi; vefat etti ömrü buna yetmedi. Bazen espiri yapar ve “sizi sarık ve cüppeyle vatana göndereceğim” der di ama olmadı.
Fikrî Amedî: Seyda köyde ne ile meşguldü, geçiminizi ne ile sağlardınız?
Lamîa Xanim: Toprağımız vardı, toprağı sürer hayvan yetiştirirdi. Varlığı el emeğiydi. Ama kazandığı paranın çoğunuda kitaplara verirdi, rahmetli kitap okumayı çok severdi.
Fikrî Amedî: Okuması sizi rahatsız ediyor muydu, ya da nasıl söylesem sizi ihmal ediyor muydu?
Lamîa Xanim: İnanın bazen akşam yemeğini koyardık onu beklerdik ama gelmezdi, biz çağırırdık ama gecikirdi, başını kitaplardan kaldırmıyordu. Bir gün kendisine söyledim: Seyda sen hiç sıkılmıyor, rahatsız olmuyor musun; her gün her gün okumaktan ne anlıyorsun? Dedi ki : “Her gün tırşık (yöresel bir Kürt yemeği A.O.) ve pilav yersen rahatsız olursun ama kitap okumanın lezzeti yemek yemeninki gibi değildir, her bir kitaptan farklı bir haz alıyorsun. Her kitap bir meraktır.”
Fikrî Amedî: Dostları , arkadaşları Seydanın cömertliği ve eliaçıklığından söz ederlerdi, bu konuda ne diyebilirsiniz?
Lamîa Xanim: Bizim evimizden misafir eksik olmazdı. Bazen odada misafirlerin oturacağı yer olmazdı. Eğer misafiri olmasaydı o misafirliğe giderdi. Çok eliaçık biriydi, onun yanında kimse elini cebine atamazdı.
Fikrî Amedî: Seydanın çok gezdiği söyleniyor, bu konuda ne diyebilirsiniz?
Lamîa Xanim: İnanın Seydanın neyinden şikayet edersiniz derseniz bana ben gezmesinden şikayetçiyim derim. Bazen uzun süre görmezdik, ben diyordum çocuklarım babasız büyüyor. Çocuklarım yabancı biriymiş gibi ondan utanırlardı. Onun yanında yiyip içmezlerdi. Ama ben onun boş yere gezmediğini biliyordum, onun Allah için çalıştığını biliyordum bu da gönlüme ferahlık veriyordu.
Fikrî Amedî: Seydanın şakalardan hoşlandığı söylenir doğru mu?
Lamîa Xanim: Seyda çocuklarla çocuk büyüklerle büyük olurdu. Seydayı gözünde büyütenler yanına gelir biraz zaman geçirince sanki on yıllık arkadaşlarmış gibi sohbet ederlerdi. Köyün deli ve eksik akılları dahi Seydayı çok severlerdi. Seyda onlarla oturur ve dinlerdi bu yüzden köyün delileri evimizin önünden gitmezlerdi.
Fikrî Amedî: Seydanın ahlakı nasıldı, onda kibir ve büyüklenme var mıydı?
Lamîa Xanim: Hayır hayır , on yaşında bir çocuk bile evimize gelseydi Seyda hizmet ederdi. Çaylarını kendisi dağıtırdı, kendi elleri ile onlara iş yapardı.
Fikrî Amedî: Ev içinde nasıldı, aranızda tartışmalar olur muydu ?
Lamîa Xanim: Yok, çok halim selim biriydi, zaten kitaplardan başını kaldırmazdı ki tartışalım. Bazen ben musallat olurdum, hele başını kitaplardan kaldır, bizimle meşgul ol derdim. Tabi o da sonuçta bir insandı bazen çocuklarına kırılması, bir şeyden incinmesi hariç.
Fikrî Amedî: Onun köylüler ile arası nasıldı?
Lamîa Xanim: Köylüler ondan çok memnundular. Kimsenin kalbini kırmazdı. Bir sorun olsaydı iyi niyetle hal ederdi. Millette ondan razıydı. Zaten etrafında sürekli şeyh, alim ve meleler vardı.
Fikrî Amedî: Diyarbakır ve diğer yerlerden de misafirleri oluyor muydu?
Lamîa Xanim: Evet evet, her tarafran misafri olurdu, bir keresinde trafik kazası geçirdi, ölümden döndü; ta Irak’tan bazı alim ve meleler ziyaretine geldiler.
Fikrî Amedî: Ne zaman köyden çıktı, ülkeyi ne zaman terk etti?
Lamîa Xanim: Diyarbakır'da karışıklık çıkıp ortam kötüleşince önce Urfa’ya gitti daha sonra ordan da Adana’ya gitti ve 6 ay kadar Adana’da kaldı.
Fikrî Amedî: Adana’dan nereye gitti?
Lamîa Xanim: İran’a gitti.
Fikrî Amedî: Neden?
Lamîa Xanim: Bazı arkadaşları öldürüldü, bazıları kaçırıldı ve anladı ki artık Türkiye’de duramaz ülke dışına çıktı.
Fikrî Amedî: Nasıl çıktı?
Lamîa Xanim: Pasaport çıkardı, ama tutuklanma endişesiyle pasaportunu alıp almamakta tereddüt ediyordu. Ben o akşam rüya gördüm, rahmetli kayınpederim hayırdır neden tereddüttesin dedi. Ben de meseleyi anlattım o da bana sen ve Mansur ihlas okuyun dedi. Şafak vakti Seydaya rüyamı anlattım ve ihlas nedir diye sordum. Dedi : “Kadın sen hiç Qul hu wellahu ehed” okumadın mı?” Ben tabi ki okudum dedim, o zaman aklım başıma geldi. İkimizde ihlas okuduk ve Seyda gitti sorgusuz sualsiz pasaportunu aldı, sonra yurt dışına çıktı.
Fikrî Amedî: Siz de onunla gittiniz mi?
Lamîa Xanim: Yok o gitti, iki ay geçtikten sonra bizde gittik.
Fikrî Amedî: Sizle kim gittiniz?
Lamîa Xanim: Ben, Nesim ve Ahmed
Fikrî Amedî: Sizin için zor olmadı mı yurt dışına (gurbete) çıkmak, dillerini bilmediğiniz bir ülkeye gitmek?
Lamîa Xanim: Ben bazen Seydaya diyordum kurban beni bırak , çocuklarımı ve vatanımı terk edemem. Git kendine orda evlen, serbestsin.
Fikrî Amedî: O ne diyordu?
Lamîa Xanim: Ben asla senin üstüne kadın getirip evlenmem, senin gelmen gerekir dedi, bu şekil gittik.
Fikrî Amedî: Peki zor olmadı mı vatanı ve çocukları terk etmek?
Lamîa Xanim: Nasıl zor olmadı! Bazen canım çok sıkılırdı, gece rüyamda çocuklarımı görürdüm, Seydaya rüyamı anlatınca şaka yapar ve : “Allah’ın lütfuylasın (Tu di xêra Xwedê de yî ) gece çocuklarınlasın, gündüz de benim yanımdasın. Daha ne istersin Allah’tan?”
Fikrî Amedî: Hastalığı nasıl ortaya çıktı?
Lamîa Xanim: Bazen gözlerinin rahatsızlığından söz ederdi, ama bize hiç baş ağrısından söz etmemişti.
Fikrî Amedî: Sonra
Lamîa Xanim: Doktora gitti, ameliyat kararı verildi. Ameliyat olmayana kadar sapasağlamdı, ama ameliyat olunca artık kendine gelemedi, konuşamadı.
Fikrî Amedî: Sizinle konuşamıyor muydu?
Lamîa Xanim: Yok, halini sorduğumuzda başını sallıyordu ya da elimizden tutup ben iyiyim mesajı veriyordu.
Fikrî Amedî: Vasiyetini nasıl yazdı?
Lamîa Xanim: Durumunun kötü olduğunu anlayınca sanki kendisine yakın zamanda dünyayı terk edeceği ayan olmuş gibi vasiyetini yazdı.
Fikrî Amedî: Bir ameliyat daha geçirdi yanılmıyorum değil mi?
Lamîa Xanim: Evet, zaten o ameliyattan sonra kalkamadı ve vefat etti.
Fikrî Amedî: Allah rahmet eylesin inşallah.
Lamîa Xanim: Amin
Fikrî Amedî: İran’dayken durumu nasıldı?
Lamîa Xanim: Eski Seyda gitmişti, yerine yeni biri gelmişti sanki; çok düşünceli ve mahzun idi.
Fikrî Amedî: Neden acaba?
Lamîa Xanim: Fidan’ın kaybolması büyük bir sıkıntı ve efkar düşürmüştü kalbine, çok üzülüyordu. Ne olduysa o kaybolma sebep oldu.
Fikrî Amedî: Onu çok seviyordu ?
Lamîa Xanim: Evet Fidan onun yanında çok değerliydi. (pir bi qedr û qîmet bû.)
Fikrî Amedî: Siz kaç sene İran’da kaldınız?
Lamîa Xanim: Seyda bizden iki ay önce gitmişti, biz beraber on bir ay kaldık, Seyda toplamda 13 ay İran’da kaldı.
Fikrî Amedî: Vefatından sonra ne yaptınız?
Lamîa Xanim: Zaten kardeşi ve çocuklarımız birlikte gelmişlerdi İran’a, cenazeyi alıp köye getirdik.
Fikrî Amedî: Taziyesi nasıl oldu?
Lamîa Xanim: Cenazeyi getirdiğimizde köy mahşer gibiydi, arkadaşları, dostları, kolu komşu, her taraftan millet toplanmıştı. 13 – 14 cemse asker köye gelmiş ve köyün etrafını sarmıştı.
Fikrî Amedî: Vefatı ve hasreti zor olsa gerek…
Lamîa Xanim: Zor olmaz olur mu (başını önüne eğdi ve hüzünlendi), edip etmiyorum onu unutamıyorum.
Fikrî Amedî: Allah sabır versin, Allah ona rahmet etsin inşallah.
Lamîa Xanim: Amin
Fikrî Amedî: Son olarak bize söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Lamîa Xanim: Ben onun arkadaşlarına, dostlarına sesleniyorum; onun yolunu bırakmasınlar, çünkü hiçbir zaman bilerek kötü bir şey yapmamış ve düşünmemiştir. O ne yapmışsa Allah için yapmıştır, zaten onun iki dostu vardı Allah Teala ve kitapları.
Fikrî Amedî: Seydanın büyük bir kütüphanesi vardı diyorlar, kitaplarını ne yaptınız?
Lamîa Xanim: Dağıttık, onun hayrına olsun ve millet istifade etsin dedik.
Fikrî Amedî: Seydanın arkadaşlarına özel olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Lamîa Xanim: Vefasızlık etmesinler, bazen bizi sorsunlar, ziyaretimize gelsinler. Uzun bir süre oldu bizi kimse sormuyor bu husus bizi üzüyor. Diğer bir isteğimde Seydanın mirasına, fikirlerine ve davasına sahip çıksınlar.
Fikrî Amedî: Emeğinize sağlık (Mala we ava) Allah sizden razı olsun.
Lamîa Xanim: Sizden de razı olsun. Allah'a emanet olun.
FİKRİ AMEDİ /UFKUMUZHABER-AMED
Türkçeye çeviren : Abdurrahim Orhan - vaninsander.com