Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

19 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
Molla Mansur Güzelsoy'un Ardından
"Siz, İslam davasına sahip çıktığınız zaman, ciddi ve samimi olarak sahip çıkınız! Kendinizi bir memur sıfatında telaki ediniz; hem de Allah’ın memuru olarak!.. Aynı zamanda davayı kendinize meslek haline getirip “Ben bir meslek sahibiyim, mesleğim var, mesleğime iyi sahip çıkmalıyım; hakkıyla sahip çıkmazsam, gar-ı ciddi ve sahtekar olurum.” Diye kendinizi sorgulamalısınız.

15/01/2012 - 19:04
1:1 1:1,2 1:1,5
 

15 Ocak benim için ayrı bir anlam taşır. Zira bu tarih, Doğunun en zor ve karanlık dönemlerinde ömrünü vahye, kardeşliğe ve mücadeleye adayan Seyda Molla Mansur Güzelsoy’un rabbine kavuştuğu tarihtir. Mola Mansur, ilmiyle ameliyle ve fedakarlığıyla özellikle Doğudaki müslümanlar üzerinde emeği olan ender şahsiyetlerden biridir.

Kardeşlik için gösterdiği çabasıyla, dava noktasındaki fedakarane duruşuyla ve engin ilmiyle unutulmaması gereken şahsiyetlerdendir. Seksenli yılların başından itibaren birikimini ve gayretini hasrettiği İslami değişim ameliyesiyle… Yeni bir kuşağın yetişmesi uğrunda harcanan meşakkatli yıllarıyla… Sahih, sahici, berrak bir mesajı insanlarla buluşturmanın derin sancısı ve karşılaşılan sorunlarıyla geçen bir ömürdür Molla Mansur’un hayatı. Bir arayışın ve zorunluluğun sonucu olarak gerçekleşen hicretiyle… İran’da gurbetin kasvetli ve yorucu günlerinde başlayan hastalık belirtileriyle… Son demlerinde dahi içini kemiren “İslami davanın akibetiyle” ilgili kaygılarıyla… Ve 15 Ocak 1996, Rahman’a yolculuğuyla bizim için bir değerdir Molla Mansur Güzelsoy… Aramızdan ayrılışının 16 yılında kendisi rahmetle yad ediyor onun bıraktıgı mirasın anlaşılmasının önemli oldugunu düşünerek yazımıza günümüz için önemli olan mesajlarını alıyorum:

Aziz dava arkadaşlarım!

Hepinizi Allah’ın selamı ile selamlıyorum. İslami mücadele ve çalışmanızı tebrik eder; Cenab-ı Allah’tan Şeriat-ı Ğarra doğrultusunda dünyada muvaffak olmanızı, Ahiret’te de mes’ud olmanızı dilerim.

Hepimiz inanıyoruz ki, geçici ve mecazi bir hayat yaşıyoruz. Daimi ve hakiki bir hayatı garan­tiye alabilmek için bize yüklenen bir takım mes’uliyet ve mükellefiyetleri yerine getirmek zorun­dayız. Bize düşen mükellefiyet ve sorumluluk, her asrın icabatına göredir. Ma’lum olduğu üzere, bu asrın en bariz özelliklerinen biri, İslam hakimiyetinin olmamasıdır. Onun için bu asırda gelen her müceddid ve mütefekkirin gayesi ve hedefi, İslam’i hakim kılmak olmalıdır. Amerika ve Batı’nın rahatsız olduğu, asrın tabiri ile, ‘Siyasi İslam’ı gündeme getirmek ve İslam ümmetini siyasi bir şuura ka­vuşturmak suretiyle İslam’ı ihya etmektir.

Bu asırda İslam ümmetinin ortak sorunu İslam hakimiyetinin olmaması­dır. Dolayısıyla tüm İslam ümmeti sorumluluk içindedir. Ümmet, kendi içinde İslami siyaseti gün­deme getirmek, mensublarını şuurlandırmak, İslami çalışmayı kendine meslek haline getirmek ve meslek sahibi olmakla mükelliftir. Bu görevi yaparken de kitlesel ve kuşatıcı ümmet anlayışı içinde olunmalıdır. Hizipçilik mantığından uzak kalınarak ve tüm İslami grupları İslam kardeşi kabul ederek İslami kardeşlik çerçevesinde diyaloğa geçmek zorunludur. Birebir ile yakından ta­nışmak suretiyle güven ve itibar sağlanmışsa, samimi bir İslam kardeşliği içinde, merhalenin gereklerine göre ortak bir sorumluluk üstlenebilir. Böylece ya tek bir hareket veya bir cepheye dönüşebilirler.

Ümmet anlayışı derken, ulusçuluk, kavmiyetçilik ve cemaat taassubu gibi menfi düşünceler­den tamamen uzak kalmak gerektiğini kastediyoruz. Çünkü İslam, belli bir ulusun, kavmin veya grubun dini değildir. Aksine yeryüzündeki tüm insanlar için indirilmiş cihanşumul bir dindir. Bununla beraber İslam, ‘ümmet mefkure’sini savunurken Cenab-ı Allah tarafından yaratılan ayrı ayrı ulusların, kavimlerin, aşiret ve kabilelerin, gerçeklerini de inkar etmiyor. İslam esaslarına ters düşmeyen gelenek ve kültürlerini kabul ediyor; bunlara yasak getirme veya asimile etme yoluna gitmiyor. Bilakis İslam’ın meşru kıldığı şer’i ölçüler çerçevesinde tüm hakları azınlık sıfatı ile değil, İslami hukuk sıfatıyla tanınıyor. Kavimleri inkar meselesi ve asimilasyon, çağdaş zalim ve ırkçı fir’avnların eseridir; eski fir’avunların eseri de değildir.

Aziz dava arkadaşlarım!..

Siz, İslam davasına sahip çıktığınız zaman, ciddi ve samimi olarak sahip çıkınız! Kendinizi bir memur sıfatında telaki ediniz; hem de Allah’ın memuru olarak!.. Aynı zamanda davayı kendinize meslek haline getirip “Ben bir meslek sahibiyim, mesleğim var, mesleğime iyi sahip çıkmalıyım; hakkıyla sahip çıkmazsam, gar-ı ciddi ve sahtekar olurum.” Diye kendinizi sorgulamalısınız. Bu münasebetle Şehid Seyyid Kutub şöyle diyor: “Ya İslam’ın tamamını alınız, ya da tamamını bıra­kınız!” demek ki bir davaya sahip çıkıldığı zaman cidden sahip çıkılmalı ve hakkı verilmeye gay­ret edilmelidir.

Aziz dava arkadaşlarım!..

İslami dava ve harekete katıldığınız zaman da İslami hareketin ne olduğunu, ne gibi özellik­lere sahip olduğunu, İslami hareketi cahili ve sapık hareketlerden nelerin ayırdığını bilmeniz lazımdır. Bir hareketin, sadece elamanlarının Müslüman, müttaki ve abid olması, o hareketin sıhhatı için kafi gelmez. Belki o hareketin temel düşünce ve temel prensibine bakmak lazım… Evvelen şunu söyleyelim ki, İslami hareket, İslam’ın temel düşünce ve prensiplerinden yola çıkan siyasi bir topluluğun ortaya koyduğu amellerdir. Öyleyse İslami hareketin usul-u esası, İslam’ın temel düşünce ve temel prensipleridir. Yani bir hareketin, cahili hareket yada yoldan sapmış İslam hareket sayılmaması, dolayısıyla sıhhatlı bir İslami hareket addedilmesi için, mezkur esas üzerine bina edilmesi gerekmektedir ki, bunu da pratikler gösterir.

İnsanın insan sayılabilmesi için düşünme unsuru nasıl zaruri ise, bir hareketin de İslami hareket sayılabilmesi için İslam’ın temel düşünce ve temel prensiplerine sahip olması za­ruridir. Bunları ihtiva etmeyen hareket, sıhhatlı İslami hareket değil; cahili ya da yoldan sapmış harekettir. Ama İslami hareket içinde görülen, bazı büyük günahlar da dahil ister siyasi ister adi olsun, bazı yanlışlıklar, hareketin kiyadet (önderlik) merkezinden, temel düşünce ve prensiple­rinden kaynaklanmıyorsa, bu tür şahsi davranışlar, hareketin İslami özelliğini ve vasfını kaldırmaz; ama, hareketin bu soruna el atması lazım gelir.

Aziz dava arkadaşlarım!

Şunu da bilmeliyiz ki, İslami harekette, İslam’ın temel düşünce ve prensiplerinin bulunması gerekir’ derken, grupçuluk ve cemaat taassubundan azad olmak gerektiği de anlaşılmalıdır. İs­lam’ın temel düşünce ve prensiplerinin fevkinde herhangi bir fikir, düşünce ve kıstas olamaz. Cemaat taassubu herhangi bir harekette bulunduğu zaman, o hareket cahili ve sapık bir hareket sıfatını kazanır. Çünkü asabiyet; milletler, kavimler, kabileler ve aşiretler arasında da haram olup şehadeti nefyyettiği gibi cemaatlar arasında da haramdır ve illeti aynı şer’i gerekçeye dayanır. Bu noktadan hareket edilerek verilen herhangi bir mücadele de heba olur. Çünkü Allah, sadece kendisi için yapılan amel ve hizmeti kabul eder. Kavim adına, aşiret adına, haseb-neseb adına ve salt cemaat adına herhangi bir ameli kabul etmez.

İşte İslami hareketler içinde herhangi bir hizmet verilirken, İslam’ın temel düşünce ve pren­sipleri doğrultusunda verilmelidir. Cehalet darü’l İslam’da özür sayılmaz. Her Müslüman İslam’ı bilmekle mükelleftir. Robot olmaya da hakları yoktur. Müslümanlar sorgulama ve eleştiri getirme hakkına sahiptir. Diğerleri de açık olmak ve dinlemek ve nazır-ı i’tibara almak zorundadır. Aksi halde İslam’ın reddettiği diktatörlük ortaya çıkar ve İslam ümmeti sahip olduğu öz hakkından mahrum kalır. Böylece gerek İslami hareketler ve gerekse İslami devletler asıl özelliklerini yiti­rirler. ‘Sen düşünme hareket senin yerine de düşünüyor’ safsatası, diktatürlük simgesi olduğun­dan, onu İslami çalışma sisteminin mefkuresinden söküp atmalısınız. Tüm Müslümanların da İslam’ı öğrenip bilmeye ve genel kültürlerine ağırlık vermeye teşvik edilmeleri gerekir. Grupçuluk mantığı ise, İslama tamamen muhaliftir. Cemaat ve grup maslahatı, İslam’ın ve İslam ümmetinin maslahatına mukaddem olamaz.

Misak, İslam’ın temel pernsibi olduğu gibi, teamüllerde yer alan, emanet, sadakat ve güven de o kadar önemlidir. Hiçbir mü’min, başkalarına tanıdığı eman ve güveni çiğneyerek ğadr ve hiyanet edemez. Bütün bunlara istinaden; İslami hareketin siyasi muvacehesi, meş’um siyasetin fesadından saf ve beri olmalıdır.

Festeqim kema umirte!..

Mehmed MAKSUT/islamvehayat.com

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Kategorideki Diğerleri

Kürdistan Birleşik Federasyonları
Kürd ve Kürdistan sorunu barış içinde tüm bölge halklarının lehine olacak mahiyette nasıl çözülebilir?
Xewnên Heftreng
Xewnên me. Ango serhildana Musavî, mizgînîya İsevî, Şiyarkirina Muhemmedî. Cengawerîya İmamê Elî, Mêrxasîya Seleheddin, dilciwanîya Şex Seîdê kal. Ha
Asya Konvoyu ve Çelişkiler IV
Suriye konusu hassas. Türkiye’de İslamcılık ritüelinden gelmiş olan hükümetin önce Beşar Esad’ı kardeşi ve daha sonrasında düşmanı olarak ilan etmesi
(Bir Zamanlar Ercişte)
Hiç unutmam bir gün komşularından birinin oğlunun düğünü olacaktı. Beldenin ileri gelenlerinden bir kaçı ile birlikte düğün sahibi, amcamın evine geld
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler
90'lı yılların başında faili meçhuller ve kayıplar dönemi başladı ve ölüm bir kabus gibi çöktü Güneydoğu'nun bir çok il ve ilçesinin üzerine. Adı Tek
Kutlu Doğum Peygamberi Değil Kur'an Peygamberi
Her taraf gül kokuyor, ‘kutlu doğum’ kokuyor; riya kokuyor. Gül sembolüyle Rasulullah Muhammed (sav) adeta ipeksi bir yumuşaklığa indirgenmekte, hayat
Alinasyon (Yabancılaşma)
Benin kendi özünden uzaklaşmasıyla, kendisine ve eylemlerine nesnel bir biçimde, sanki bir ustanın elinden çıkmış bir nesneye bakarcasına yaklaşımıyla
Masai Ülkesinde Mülteci Kamplarına Serdim Seccademi
Dünya üzerinde, aynı dili konuştukları halde biribirlerini hiç anlamayan milyonlarca insan varken, bizler tek kelimesini bilmediğimiz bir dilde konuşa
'Türk iyi, Ermeni hain, Kürt zalim, Arap düşman'
Diyarbakır Türk Ocakları Müfettişi sıfatıyla 4 rapor yazan Hasan Reşit Tankut da bu tür raporlara imza atan isimlerden biri. 1925’teki Şeyh Said İsyan
YOKLUĞUMUZ NE ZAMAN FARK EDİLECEK
Siyasi gündeme çakılı kalıyoruz, dolayısıyla siyasi konjöktürün konumlandırdığı yerde buluyoruz kendimizi. Bugün suriye meselesinde olduğu gibi, dün k
Suriye Çıkmazı‏
Dibîstana Kurdî
Bir Efsanedir Diyarbekir
Suudi Arabistan: İslam alemindeki üstünlüğün sonu
‘Sol içi çatışma’ gerçeğiyle yüzleşmek
Yakup Aslan Yazdı: "Şervan'a Kız İstenecekti Hayrettin Hocam"
Mezheb taassubunun her şekli, reddedilmelidir!
1 MAYIS
Yakup ASLAN Yazdı: Asya Konvoyu ve Çelişkiler III
M.K.DILXÊRİ nivîsî : Ji Elegezê Koçberî
"AYNA"
Hasan el Benna tasavvufa nasıl bakıyor?
Lebbeyke Ya Muhammed
Haksızlığı Meşrulaştırma Bağlamında Türk Medyası
Ey Müslümanlar, Kürtler de insandır
"SELAM OLSUN"
Türk- İslam Dini:Kürtleri Yarattığı İçin Allaha İsyan Etmek Gerekir 
Kürt meselesi Hallolunmuştur 
Müslüman Olarak Yaşlanmak
Pancar Mevsiminde Roboski Tedirginliği

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Katliamdan kurtuldu Kürdistan'a Göç Etti
2 Taraf'tan Erdoğana
3 Zorda olan sensin aslanım
4 "Roboski Katliamında kimin emir verdiği önemli"
5 Predatörler 37 dakika görüntü almış
6 Aliya'nın dublörü 15 sene sonra ortaya çıktı
7 Anayasada 2 madde tamam
8 AK Parti Diyarbakır Basın Sorumlusu Öldürüldü
9 PKK Bitlis'te 6 Korucuyu Alıkoydu
10 Kıvrıkoğlu'nun ölmesi Çevik Bir’in işine yarardı

KONUK YAZARLAR

 
Mehmet Ali Anşin

Anneler Günü

M.Latif YILDIZ

Devletin İtibarı

Yorum Hattı
peki İran
Neden İran'ı hesaba katmıyoruz, Doğu Kurdistan bu federasyonun neresinde yer alacak?...
evdal
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır"Hz. Muhammed s.a.s
Yüce Rabbim bu bacımızın yar ve yardımcısı olsun.Çocuklarına ve eşine sabırlar versin. "Güçlü iken ...
hüseyin canan
Gerçek "Kardeşim" İçin.. >>
Biz site okurlar için büyük şans olduğu kesin ama tüm Türkiye için mi bilemem. Malum bazen iğneliyor...
Naim Kamer
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
yol arkadaşım
Selam sana yakub kardeşim.Çok güzel ve duygulu yazmışsın okudukça o günleri hatırladım bende biraz ...
zeki kaya
Asya Konvoyu ve Çelişkiler IV >>
Bu güzelliğin emsali yok
Bu dünyada ne kadar ödül varsa, yazı, gezi, edebiyat, sanat, tarih, kültür, mimari, coğrafya, toplum...
Face arkadaşı
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
"Size ne oluyor da, Allah yolunda ve “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, ka...
Mus'ab
Gerçek "Kardeşim" İçin.. >>
Sözde müslüman
Çünkü Bazı insanlar Allah'ın ayetlerini az bir pahaya satıyorlar.Dünya hayatını ahiret hayatına terc...
HİLAL
Uludere ve yalanlar >>
Yanlış anlamaya sebebiyet vermişim; insanın tüm bilgisi,karşısındakinin anladığı kadardır derler ya,...
fatme
Sonradan Aşılmayan Duvarlar >>
Ah ah.. Sevgili üstad.. Yüreğin ne güzel duygular menbaı olmuş. Bu cümleler insanı deli eder. Sevda ...
Şıvan
Anneler Günü >>
Selamun aleykum. Değerler elimizdeyken hakettikleri kıymeti vermeyiz,hep bizimdirler sanırız. Bunu ...
vuslat
Anneler Günü >>
fidan göngürün çocukları onun yolunu beklemiyorlarmı...
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>
Allah insanlarla vijdan aracılığıyla konuşur.ama vijdanlar o kadar körelmiş,ki sesini duyuramıyor.Ç...
Hilal
Tazminat değil, adalet istiyoruz. [Video] >>
bu katliamı yapanın üstünü ortmeye çalışanın Allah bin belasını versin .......
Tazminat değil, adalet istiyoruz. [Video] >>
hocam sizi kutluyorum bu konuda herkesin destek vermesi şart özelikle meclis ortamında kulis yapılma...
peki naşat
ESKİ YER İSİMLERİ (FORUM) >>
"Böyle bir hareketin batıdaki cemaat önderlerinden ve dernek-vakıf liderlerinden onay alamaması duru...
Cendel
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
bu kitap hediye edilmeli!
Başta fıkıh prof.Hayreddin Karamana göndermeyi düşünüyorum.Sonra vicdan sahibi olduğuna inandığım Tü...
hüseyin canan
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
özellikle türklere okutun bu kitabı..........
sabiha abla kalemine ve o temiz duruşuna selam olsun.kitabın benim için bir arayış içinde olupta işt...
ibrahim
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
"Sizin gibi insanların yok sayılan ve gizlenen tepkileri nelerdi ve hangi amaçlar için tepkileriniz ...
musab
"Dünü ve Bugünüyle Yakup ASLAN" I.BÖLÜM >>
Allah'ın selamı hepimizin üzerine olsun. Sabiha ablaya bir sorum olacaktı, kitabın basımı için İslam...
evdal
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
Rabbim Razı olsun bu değerli samimi, muvahhid, mücahide müslümandan.. Sabiha Ünlü denildiğinde yüreğ...
xerip
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Ahmet ALTAN

Sakız

Orhan Miroğlu

Anne ve Oğlu’na

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com