Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, yılın son gününde gerçekleştirdiği 329. Hafta basın açıklamasında Şırnak’ın Uludere kırsalında gerçekleşen ve 35 köylünün hayatını kaybettiği hava saldırısını kınadı. Platform adına İlim ve Hikmet Vakfı’ndan Behzat Çakmak’ın okuduğu açıklamada “Bu saatten sonra o sivillerin orada ne işi var diye sormadan ve meselenin üstünü örtmeye çalışmadan Hükümet, sorumlulardan ivedilikle hesap sormalıdır. Hükümet’e sesleniyoruz ve tatmin edici cevap bekliyoruz. Ortada ahmakça bir hata ve fütursuzluk mu söz konusu, yoksa provokasyon amaçlı bir katliam mı var? Bu kadar vahim bir olay karşısında sadece özür dilemek, bahanelere sığınmak yetersiz kalır. İstifa ve görevden alma dâhil, idari ve hukuki her türlü yaptırım derhal uygulanmalıdır.” dedi.
Baro ve BMW’ye başörtüsü tepkisi!
Asgari ücretlilerin ve emeklilerin yoksulluk sınırı altında yaşadığı bir vasatta milletvekillerinin bir gece vakti yaptığı zam oranına tepki gösteren Behzat Çakmak, “Milletin kendisine yüzde üç mü yüzde dört mü zam yapalım diye günlerce tartışırken, bu denli bir yüzsüzlüğün milletvekillerine yakışmadığını hatırlatmak istiyoruz” denildi. İstanbul Barosu’nun başörtülü avukatlara dönük uyguladığı yasağın kınandığı açıklamada ayrıca BMW distribütörlüğü adına Ralli pilotu Burcu Çetinkaya ile yapılan sponsorluk anlaşmasının, programa başörtülü arkadaşı ile çıkmasını “imajının bozulduğu” gerekçesi ile iptal edildiğini ifade etti.
SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ (SAGİR) BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU 329. BASIN AÇIKLAMASI
Değerli Sakaryalılar, sayın basın mensupları,
2011 yılının bu son haftası da yasaklar ve hak ihlalleri ile başörtülülere uygulanan ayrımcılık örnekleri ile geçti.
Ama önce, milletvekillerimizin kendi emekli aylıkları ile ilgili yaptıkları yüzde yüz oranındaki zamma değinmek istiyoruz. Neredeyse hiçbir konuda uzlaşamayan partilerimiz,başka bir yasa teklifi görüşülürken, gece yarısı araya sıkıştırılan önergeye tam bir mutabakat sağlayarak,kendi maaşlarını yüzde yüz oranında arttırdılar.Kamuoyunda oluşan rahatsızlığı ve verdikleri destekten sonradan çark eden muhalefet partisi başkanlarının da taleplerini dikkate alan Cumhurbaşkanı ise, bu ahlaksız yasayı veto etmiştir. Kamu vicdanını yaralayan, eşitlik ve adalet duygularını yerle bir eden bu ahlaksız yasanın, daha güçlü gerekçelerle veto edilerek geri gönderilmesi ve milletvekillerinin yüzüne çarpılması gerekirken, maalesef daha hafif bir üslup ile ve kısmen veto edilmiştir.Ancak yine de bu tarihi ayıptan dönülmesi için Meclise imkan doğmuştur. Bu imkanı iyi kullanmalarını temenni ediyoruz. Fakat, hükümet sözcüleri ile Başbakan’ın, vetodan sonra yaptıkları açıklamalarda, sözkonusu yasanın arkasında olduklarını ve tekrar meclisten geçirileceği yönündeki açıklamalarını hayretle ve ibretle izledik. Seçimlerden önce, kimsesizlerin kimsesi olma, üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü tesis etme vaadi ile halkımızdan oy alan Ak Partiyi buradan ikaz ediyoruz.Milletvekilleri şunu iyi bilmelidirler, “2 yıl milletvekilliği yapmış birisini ömür boyu beslemek zorunda değiliz"
Milletvekilleri emekli olduklarında daha rahat yaşamanın tedbirlerini şimdiden almak ihtiyacı duyuyorlarsa, kendilerini seçip oraya gönderen asıllarının emekli aylıklarını da düşünmeleri gerekmez mi? Haksızlığı,açgözlülüğü yasayla yapınca meşru hale mi geliyor.? Milletvekillerinin görevleri devam etmekte iken çok kazanmalarını anlayabiliriz belki ama, emekli olduktan sonra niye çok maaş almaları gerektiğini kabul edemeyiz. Bu yasanın arkasında iseniz, niçin gece yarısı operasyonu ile adeta yangından mal kaçırır gibi bu yasayı çıkarttınız?Milletin kendisine yüzde üç mü yoksa yüzde dört mü zam yapalım diye günlerce tartışırken, bu denli bir yüzsüzlüğün milletvekillerine yakışmadığını hatırlatmak istiyoruz.
Baro kapısına astıkları “Başörtülüler Giremez” yazısı ile Başörtülü avukatların, staj eğitim merkezlerine girmesini yasaklayan İstanbul Barosundaki yasak devam ediyor.
Darbeci baro olarak ün kazanan İstanbul Barosunu, insanlık onuruna aykırı, kadınların çalışma hayatına katılımını engelleyici ve ayrımcılık örneği olan bu yasakçı tavrı nedeniyle kınıyor, Baroların, doğası gereği kişi hak ve özgürlüklerinin benimsenmesi ve yerleşmesinde öncü olması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz
Gazetelere yansıyan bir başka habere göreBMW , ralli şampiyonu Burcu Çetinkaya ile olan sponsorluk anlaşmasını iptal etmiş. Ralli pilotu ve aynı zamanda televizyon sunucusu Burcu Çetinkaya BMW'nin distribütörü Borusan'la bir sponsorluk anlaşması yapmış,ancak daha sonra Burcu Çetinkaya, bir yıllık kullanım hakkını aldığı BMW’yi ekranda başörtülü bir arkadaşı ile test edince, Borusan “imajımız bozuldu diyerek sponsorluğunu iptal etmiş. Başörtülü birisiyle test yapmak, BMW’ nin imajını bozuyormuş! Kayıtlara geçmesi açısından,BMW ve Borusan’ın bu tavrını Müslüman Kamuoyunun takdirlerine sunuyoruz.
Hepimizin yüreğini yakan bir acı haber de Uludere’den geldi. Şırnak Uludere’de 35 kürt vatandaşımız, TSK tarafından terörist zannedilerek uçaklar tarafından bombalanmak suretiyle öldürüldü. Olayla ilgili, AK Parti adına yapılan açıklamada, "İnsansız hava araçlarının tespiti sonucu bu insanların terörist zannedilmesi sonucu saldırı düzenlenmiştir... Türkiye bir hukuk devletidir. Yapılan bir hata varsa, hukuk devleti mantığı içinde bu tespit edilecektir. Bunun gereği neyse bu yapılacaktır." dedi. Olayın örtbas edilmeyeceğinin söylendiği bu konuşma, olumlu olmakla birlikte, meselenin başka boyutlarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.
Güneydoğu'da pek çok ailenin geçimini "kaçakçılık"la sağladığının bir devlet sırrı olmadığı gibi, kimse kaçakçılık yaptı diye üstüne bomba yağdırılmasını hak etmez.
Ölenler de kaçakçılık ile geçimlerini sağlayan insanlar. Onların kaçakçılık yaptıklarını herkes biliyor. Her akşam kaçağa gittikleri yol da belli olduğu halde, ve tüm bunlar bölgedeki sınır karakolları tarafından da bilindiği halde, ayrıca TSK’nın elindeki teknolojik donanımların hata yapmayacak kadar mükemmel olduğuna dair açıklamalar yapılırken, o kadar istihbarat çalışmaları varken, PKK'lılar ile köylülerin nasıl ayırt edilemediğini anlamakta güçlük çekiyoruz?
Bu saatten sonra,o sivillerin orada ne işi vardı diye sormadan ve Meselenin üstünü örtmeye çalışmadan hükümet ,sorumlulardan ivedilikle hesap sormalıdır.
Hükümete sesleniyoruz ve tatmin edici cevap bekliyoruz. Ortada ahmakça bir hata ve fütursuzluk mu söz konusu, yoksa provokasyon amaçlı bir katliam mı var ? Bu kadar vahim bir olay karşısında sadece özür dilemek,bahanelere sığınmak yetersiz kalır.İstifa ve görevden alma dahil, idari ve hukuki her türlü yaptırım derhal uygulanmalıdır.
Haftaya yine burada gerçekleştireceğimiz basın açıklamamızda görüşmek üzere, hepinize teşekkür ederiz.
SAGİR ADINA: İLİM VE HİKMET VAKFI
