Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

19 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
Necmi KAYA:"Bugünün Müslümanları için Şeriati çağdaş bir İbrahim’dir."
Alimlerimiz ve bilginlerimiz farklı şeyler söylememişler. Ali Şeriati, kendi üslubuyla eserlerini iman, irfan ve bilinç üzerine yazmış; insanın, hakikatin özünü yakalaması için yapması gerekenleri çokça dile getirmiştir. Avrupa’nın düşünce sistemini ruhsuz cesetlere benzetir, mistisizm Şeriati’nin can damarıdır, Mevlana onun için başkadır, insanın kendi özünü yakalaması için hangi bariyerleri geçmesi gerektiğini sıkça dile getirir.

27/07/2011 -
1:1 1:1,2 1:1,5
 

Ali Şeriati, İslam Dünyasında entellektüel birikimi ve aydın kişiliği ile derin izler bırakan bir insan... Düşünceleri ve özellikle gençliğe verdiği konferanslar İran'da İslam Devrimi'ne giden süreçte devrimin önemli parametreleri oldu. Klasik aydın tanımının dışında "sırça köşklerde" yaşamayı tercih etmeyen, halkın içinde ve devrimin en önemli ayağı olan İran gençliğinin üzerinde büyük etkiler bırakması, dönemin şah rejimini ürkütmüş, bazı öğrencileri ile birlikte tutuklanmasına neden olmuştur. Ancak gelen büyük tepkiler neticesinde "hiçbir eğitim faaliyeti yapmaması" koşuluyla serbest bırakılmıştır. Bu şartları kabul etmeyen Şeriati, İngiltere'ye gitmek üzere ülkesini terk etmiştir. Ülkesinden ayrıldıktan üç hafta sonra da İran gizli servisi SAVAK ajanları tarafından şehit edilmiştir.

Şeriati'nin özgün duruşu yazmaya EBU ZER'den başlaması ile kendini ifade etmiştir. Ebu Zer Gıffari ile ilgili tercümesi hayatında dönüm noktası olmuştur. Henüz gençliğinin başında (22 yaşında) Arap bir yazar olan Cudet us-Sehhar’ın eserini tercüme etmesi ve eserin yayınlanması ile birlikte Şeriati kendisini halkın içerisinde bulmuştur. Çünkü kitaptan ilk etkilenen kendisidir. Ona göre Ebu Zer islama göre zamanın gerekliliklerini ortaya koyan kişiydi. Şeriati; Ebu Zerce olmayan hiçbir islami açıklamayı, Ebu Zer’in içerisinde yer almadığı hiçbir islami anlayışı kabul etmezdi. O islama Ebu Zer’in penceresinden bakıyordu ve hiçbir zaman bu pencereye gözlerini kapamadı. Türkiye'de ki İslamcı gençliğin elinden düşürmediği "Ebuzer, Hac, İnsanın dört zindanı, Anne baba biz suçluyuz" gibi eserleri büyük ilgi gördü... Avrupa'da da sosyoloji ve dinler tarihi üzerine yazdığı eserleri nedeniyle ilgi gördü...

Eserlerinden bazıları

Hacc
Bir Kez Daha Ebu Zer
Medeniyet ve Modernizm
Muhammed Kimdir
Sanat
Toplumbilim Üzerine
Yalnızlık Sözleri / I-II
İslam'ı Anlamak
Kapitalizm Uyanıyor Mu
Kur'an'a Bakış
Medeniyet Tarihi / I-II 
İdeallerin Yenilgisi 
İktisar Sosyolojisi I / Kapitalizm 
İktisat Sosyolojisi II / İslam ekonomisi 
İktisat Sosyolojisi III / Marksizm 
İslambilim / I-II 
Dine Karşı Din 
Aşk ve Tevhid 
Dua 
Ebu Zer 
Fatıma Fatımadır 

 

 

 



Ufkumuz.com olarak böyle değerli bir kişiliği Yazarımız, Eğitimci Necmi KAYA ile konuştuk. Necmi KAYA kendi ifadesi ile "1979 yılının haziran ayında Yüksekova da 9 neferli orta halli bir ailenin ortanca çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Yüksekova’da tamamladı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakultesinden mezun oldu. 2007 yılından beri Ufkumuz com'un kah mutfağında kah yazar olarak köşesinde çalışan bir gönüldaşı, yer yer yazılar yazıyor." İki bölüm halinde yayınlayacağımız söyleşide sizleri Şeriati'nin ruh ve ufuk dünyasında gezintiye çıkarmayı ve Onu biraz daha anlamaya katkıda bulunacağımızı ümid ediyoruz. 

UFKUMUZ: Sizce kısaca Ali Şeriati kimdir?

Ali Şeriati: Avrupa malı sosyolojik tahlillerin yalan süzgecini, Müslümanlara ispat edip tevhidi dünya görüşünü her yere oturtan Müslüman bilgedir. Onun deyimiyle tevhid imparatorluk şirk ise feodalizmdir. Tevhidi bir imparatorluk dururken feodalizmin Müslümanlığın ruhuna ayrı olduğunu gösteren toplum bilimcidir. Avrupa’nın bize sunduğu feodalizmi yıktı,  yerine inancın gereği ve tevhidi dünya görüşünü benimsetti.

 

                                     

2.        UFKUMUZ: Ali Şeraiti'nin Müslümanların düşünce ufkunda yeri nedir size göre?

Nasıl ki çaysız kahvaltı doğulular için bir anlam ifade etmiyorsa bana göre de yirmi birinci yüzyılda Ali Şeriati’siz Müslüman da çaysız kahvaltıdır, onun değimiyle nutfesi olmayan yumurtadır, boştur sadece yeryüzünde alan kaplar. Bu günün Müslümanları için Şeriati çağdaş bir İbrahim’dir. İbrahim olmak için illaki taş putları kırmak gerekmez, çağın çürük fikirlerine karşı gerekli bir İbrahim’dir. O Avrupa’nın Müslümanlara sunduğu çağdaş fikirsel putların çürük harçtan yapıldığını öğretti, tarihsel devinimlerin, hareketlerin, olay ve olguların iki kutup eksenli oluştuğunu söyledi, Habil ve Kabil. Yaşamın Habil ve Kabil’in etrafında döndüğünü söylüyor, ya Habilsin yada Kabil.  Üçüncü bir seçeneğin üzerinde durmuyor. Bize sunulan çoğu düşünce girdaplarını Kabil’e yakın gösterir. Kabilci egemen sınıfı; güç, para ve din üzerinde değerlendirir. Kur-anı terimlerle mele, mutrif ve rahip olarak sıralar. Gözü doymazlar yada boynu kalınlar, şiş karınlılar yada kalın kuyruklular, resmi ruhaniler yada hilebaz uzun sakallılardan ibaret sayıp, baskı, istismar ve eşekleştirme yoluyla halkı sürekli öldürdüklerini söyler. Gerek doğuda gerekse batıda bu üç sınıfın sergilediği davranışların kökteş olduğuna değinir. Bu üç sınıfın Müslümanlar üzerinde yaptığı yıkıcı etkilerden dolayı Şeriati bu çağda kaçınılmaz oluyor. Tevhidi düşüncede Kabil’i mantığına yer yoktur. Müslümanlar, çağdaş düşünce akımları ile bu üç sınıfın onlarda yarattığı düşünce stresini ancak Şeriati gibi bilgelerin sayesinde aşarlar… Kişi yoksul olunca iyilikleri bile aşağılanır. Oysa güçlü olan altını olan kimselerin, ‘kötülükleri’ sanat olarak görülür, ‘saçmalıkları’ önemli sözlermişçesine dinlenilir,  yersiz, tiksindirici geğirmeleri, felsefe, bilim, din olarak anlaşılır. Soğuk ilgisiz şakaları bile dinleyicileri güle güle öldürür, diyor. Bu üç sınıfın tepeden bakışlarına,  bilmişliklerine, saçmalıklarına karşı Müslümanların aşağılık kompleksinden çıkmaları gerektiğini söyler.  

UFKUMUZ: Çok kısa ve öz olarak olması gereken yerini seçtiniz. Peki ilk okuduğunuz kitapları ile şimdi okuduğunuz kitapları arasında farklılık hissettiniz mi?  Yada size yeniden kazandırdığı anlamlar var mı?  

Şüphesiz ikinci defa okunmaya değer bir kitabı tekrar okuduğunuzda farklı pencereler karşınıza açılır. Gözünüzden kaçan ayrıntıları fark edersiniz. İkinci defa okuduğunuz da ruh haliniz de farklı olacağından birinci okumadan farklı tatlar alırsınız.  İlk okuduğum kitapları dönemin şartlarına göre çevrilen kitaplardı.  Çevirilerde dönemin şartlarına göre farklılıkla olabilmektedir. İlk kitapları dönemin şartlarına göre törpülenmiş çeviri kitapları idi.

Bunun bariz örneği Medeniyet ve Modernizm kitabında geçen Kürt kelimesinin ilk çevirilerde Karluk ( yanlış hatırlamıyorsam) olarak çevrilmesi, şuanda ise Kürt olarak değiştirilmesidir, Ebuzer kitabının ilk çevirisini okuyanlar ise Ali’yi tamamen Hz. Osman düşmanı olarak algıladılar. Fakat daha sonraki çevirilerinde ise biraz daha yumuşatılmış kelimelerin kullanıldığı görülmektedir. Tabi bu tür hatalar okuyucuda farklı algılanmalara sebep olmaktadır. Özüne yakın çeviriler her zaman doğru algılanmaya yakındır. Hangi kitabı olursa olsun yeniden okuduğumda farklı bir zenginliğini daha görüyorum. Buda bana yeni bakış acıları kazandırıyor. Anlam olarak ne kadar okusanız o kadar değişiklikleri fark edersiniz.

4.        UFKUMUZ: Dönemin çevirmenlerinin törpülenme yaptığı söylediniz, sizce neden bunu yapma gereğini duymuşlardır?

Her dönemin kendine göre zorlukları vardır, kesin bir şey diyemeyeceğim fakat o zamanın şartları belki de Kürt kelimesini yada farklı kelimeleri kitaplarda görmeye tahammül etmemiş olabilir, yada kültür bakanlığının süzgecine takılmasın diye de yapılmış olabilir. Kaldı ki F. Gülen Prizma kitabında aynı kitapta geçen kavramlardan bahsederken, bazı sosyologlara göre diyor Yunanlılar medeniyetlerini Türklerden almışlar, Şeriati’nın ismi yerine bazı sosyologlar diyor, orda geçen asıl Kürt kelimesini de Türkler olarak sunuyor. Bu tek Şeriati’nin kitapları için geçerli değil 60’lı yıllarda ‘Risaleler’de de bazen kırpmalar yapılmıştır, sistemin hoşuna gitmeyen kelimeler çıkarılmıştır, yada değiştirilmiştir. Dönemin İktidarı yayın evlerine baskı yapmasın diye yapmış olabilirler de.  Sol yayınlarında da aynı şeyi görmekteyiz. Nietzsche’nin bütün kitapları çevrilmemiştir, en çok tüketilebilecek kazanç sağlayacak kitapları çevrilmiş. ‘Böyle Buyurdu Zerdüşt’ kitabı baskı üzerine baskı yaptı. Kürt gençlerinin elinde hiç düşmedi, işlerine gelen Nietzsche’yi insanlara tanıttılar.  En basitinde birkaç yıldır Nietzsche’nin Deccal kitabı Türkçeye çevrildi, hala bazı yayın kuruluşlarında Nietzsche setleri içinde ‘Deccal’ kitabı bulunmamaktadır, kim insanların nasıl algılamasını ve öğrenmesini istiyor o dönem o şekilde çeviri yapıldı.  Deccal kitabı ise bana göre Nietzsche’yi anlamak için kırılma noktasıdır. Ne onların bize sundu dinsiz Nietzsche, ne de bizim algıladığımız İslam düşmanı Nietzsche. Gerçek yaratıcıyı putların alacakaranlığında bulmaya çalışan Nietzsche var Deccal’da. Hıristiyanlığı mahkûm ediyor, Hıristiyan kilisesine, bir savcının en korkunç suçlamalarıyla. İsa’ya düşman olan Hıristiyanlığa lanet yağdırıyor. Hıristiyanlığın bağnazlığı yüzünden İslam gibi bir medeniyetten olduklarını söylüyor. Böyle bir eseri yıllarca çevril(e)medi. Solun çevirdiği kitaplardan dolayı, çoğu insan geri kalmışlığı İslam’a mal etti, batının din dediği kavramın içine İslam’ı da saydılar, aynı kefenin içinde yorumladılar. Kırpılmış çevirilerden dolayı Türkiye’de yaşayan insanlar yıllarca zihin ve bilgi kirliliği çektiler, hala da o yılların kırıntılar var. Nietzsche denilince İslam düşmanı, Şeriati denilince Sünni düşmanı olarak algılanılır oldu.

Bir dönem bizim çevirmenlerimiz bunu yaptılar, bizleri hakikatten uzak beslemeye çalıştılar. Renkleri belli olunca da farklı ekmek kapılarını araladılar.

 UFKUMUZ: Konunun dışına çıkmış gibi olmayayım da, farklı ekmek kapıları derken kırpmalarını düzeltip tekrar çeviri mi yaptılar?

Hayır, tam tersi başka çevrilerle tutunmaya çalıştılar. En basitinde mitolojik kafalı oryantalistlerin gerçeklerden uzak kitaplarını Türkçeye çeviriyorlar. Tabii İslami kesim bunların dışındadır. Dün bizlere sahte Nietzsche anlatanlar, bu sefer de bizleri oryantalistlerin sofrasına buyur ediyorlar. Şarkın gerçek tarihini efsane gibi gösterenlerin kitaplarını ekmek peynir tüketir gibi çeviriyorlar. Çoğu düzmece, işlerine yarayan siyer bilgisiyle yazılmış, Müslümanların inançlarına ters düşen, yer yer cezp edici yalan hikâyelerle süslenilmiş tarihi çevirmekten geri kalmıyorlar.  Şu ana kadar çevrilmiş mitolojik eserlerin hangisinde gerçekler bizim bildiğimiz gibi anlatılmış ki. Gerçekler tam yazılmış olsa kitapların isimleri mitoloji kitapları olmazdı, ismi üzerinde mitoloji yani gerçekten uzak kurmaca kitap. Gerçek olsalardı kitapların genel ismi ‘Şark Tarihi’ olmaz mıydı?

 UFKUMUZ: ‘Sait Ali Kardeşler’ diye birkaç makale yazdınız,  neden Said-i Kurdi ile Ali Şeriati?

Alimlerimiz ve bilginlerimiz farklı şeyler söylememişler. Ali Şeriati kendi üslubuyla eserlerini iman, irfan ve bilinç üzerine yazmış. İnsanın hakikatin özünü yakalaması için yapması gerekenleri çokça dile getirir, Avrupa’nın düşünce sistemini ruhsuz cesetlere benzetiyor, mistisizm Şeriati’nin can damarıdır, Mevlana onun için başkadır, insanın kendi özünü yakalaması için hangi bariyerleri geçmesi gerektiğini sıkça dile getirir. Küçük zindanlarımızdan çıkmadan hakikat mektebini kuramayacağımızı söyler. Avrupa’nın ruhsuz temellerin üzerinde geliştiğini ispat eder.  Nursi de iman her şeyin özüdür, Şeriati de imana irfanı ekliyor.  Nursi’de de mistisizm var, iman denilince üstat şaha kalkıyor,  Avrupa felsefesini adi ilimlere benzetiyor. İkisinin yazdıkları kitapları okuyan bir Müslüman’ın fikirsel sapma yaşaması kanımca çok zor.  Şeriati’nin kitaplarını okuyacaksınız biri gelip size Marksizmi aşılayacak, anlamışsanız Şeriati’yi söyledikleri sizin için kafa ütüleyici bir fıkradır. Aynı zamanda Nursi’nin risaleleriyle besleneceksiniz birileri imanınıza gölge düşürecek, bu yaptığı birazda şelalenin dibinden geçerken ıslanmamanız için size şemsiye tutmasıdır.  Biri fikrin babası diğeri imanın, yorulduklarında fikir ve imanı birleştirmeyi başarmışlar. Kuru fikir işe yaramaz, bir Müslüman’ın can damarı imandır, fikirler iman mektebinden geçtikten sonra kuvvetlenirler. Tersi de geçerlidir kuru bir imanın bu çağda bir anlam ifade etmeyeceğini düşünüyorum. İman eğer ki fikirsel kaynaklarla beslenilmemişse, Avrupa’yi düşünceye kapı açar. İbadet edersiniz, kurban kesersiniz, Kur-an okursunuz ama kapitalizmin ön gördüğü emperyalist yorganın içinde yatarsınız. Bir tarafınız Avrupalı zihniyet diğer tarafınızda kanlarınızda gezen milli benliğiniz olur. Bir Müslüman’a Avrupa’nın çöplüğünden koku almak yakışmadığı gibi, kendi çöplüğü olan cahili adetleri de su yüzüne çıkarması yakışmaz. Hakkın ve hakikatin süzgeci ancak iman ve fikirlerle anlaşılır. ‘Allah bir’ diyen herkes iman etmiştir, camiye yolu düşen herkes Müslüman’dır, etnik kimliği anlam ifade etmez. ‘Allah bir’ deyince camiye uğrayınca Müslüman’dır fakat pratik hayatta durduğu yer  onun gerçek safını belirler. Bedeniniz Allah’a  ibadet ederken ruhunuz başka tanrıların uşağı olmamalı. Bundan dolayı bu iki üstadı bir arada tutmak gerek.  Bir bütünün parçaları aynı yerde birleşmediği sürece bütün parçalıdır.

7.        UFKUMUZ: Sizde en çok etki bıraktığı kitapları hangileri oldu?

 Hepsi desem abartmış olmam sanırım. ‘İnsanın Dört Zindanı’ başlı başına bir desen kitabı, onu 'İnsan' kitabı ile süsleyince manifesto ortaya çıkıyor. ‘Ali’ kitabi  çağımız Müslümanları için didaktik bir mahiyet taşıyor. Ali’yi sanırım ondan  daha iyi anlatan olmamıştır. Savaşın, ihanetin, hilenin  yeşil saraylardan taşıp sokaklara indiği  bir zamanda, kutsalı, aşkı ve insani erdemliliği kaybetmeyen ayakta kalan  Ali’yi  anlatıyor. Düşünce savaşı yaşayan biri için ‘İslam Bilim’  kitabı lokman hekim reçetesidir.  ‘Kendini Devrimci Yetiştirmek' ve ‘Yalnızlık Sözleri’ yeniden diriliş için okunabilecek eserleridir. Üretemeyen, tıkanan,  Müslüman kitleleri için ‘Ne Yapmalı’ kitabı sanattan, çeviriye, iktisattan, tebliğe, tarihten, edebiyata kadar proje mahiyetinde bir kitaptır.  

 

8.        UFKUMUZ: Gençler Şeriati’yi sizce nasıl okumalılar?      

           Belli bir birikim elde ettikten sonra okumalılar. Çünkü dili ve cümlelere yüklediği anlam kuru bir anlamla ortaya çıkmıyor çoğu zaman. “Ben puta taparken sen para topladın” türünde bir cümleyi  16-17 yaşındaki bir gencin kanımca anlaması için edebiyatın mısralarından çok su içmesi gerekir. Çünkü Şeriati bazen cümlelere bilinci edebi bir şekilde yükler.  Çoğu zamanda kendini olaylara kaptırır, olayların içinden çıkmış gibi tasvir yapar. Kendini o dönemde resmediyor, o heyecanı şimdi yaşar gibi yazıyor. Temel taşlarını oturtmayan gençler için  Şeriati zaman kaybı olur bana göre. Belli bir olgunluğa erince okusalar daha fazla hazda alırlar.

9.          UFKUMUZ: Gençler çoğu zaman dilinin ağır olduğunu söylerler sizce dili çok mu ağır?

 Dili fazlada ağır değil fakat cümleleri birikim ve derinlik ifade edince ağır gibi algılanılıyor. Bazen çevirmenlerin normal cümleleri çevirirken devrik cümle kullanmalarından da kaynaklı ağır gözükebiliyor. Bazen de düşünürleri eleştirdiği veya onu etkileyen fikirlerinden bahsettiği için düşünür ve fikirlerden haberdar olmayanlara ağır gelebiliyor.

  UFKUMUZ: Beğendiğiniz herhangi bir yazısını bizimle paylaşırsanız sevinirim,

 İnanın ben daha çok sevinirim ‘Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar’ kitabında,  çocuklarımız için yazdığı şiirin başını paylaşayım.
Bir varmış,
Bir yokmuş..
‘Allah’tan başka ,
Hiçbir şey yokmuş,
Hiç kimse yokmuş.
Allah yalnızmış,
Allah sevecenmiş,
Allah görüyormuş,
Allah güzelliği seviyormuş,
Allah iyiliği seviyormuş,
Allah uygunluğu seviyormuş,
Allah suskunluğu sevmiyormuş,
Allah durgunluğu sevmiyormuş,
Allah hiçliği sevmiyormuş,
Allah yokluğu sevmiyormuş,
Allah ‘yaratıcı’ymış
      ‘Yaratmaması’ olur muydu?
      Birden bulutları yarattı,
      Yokluk uzayına bıraktı.
      ‘Zerre’lerden bulutlar,
       Her zerre:
       Küçücük bir evren; adı atom.
       Tam ortasında bir güneş,
      Çevresinde, bir yıldız, yıldızlar, kelebeğimsi, dönmekte.
 
      (kabe, çevresinde tapınanlar dönmekte)

YORUMLAR

C.SALİM 09-08-2011, 13:21:04
YÜREĞİNE SAĞLIK
Ali Şeriati hakkında düşünce ve bakış açımıza yeni ve farklı bir yön verdiniz,Dr Ustadı anlamamızı derinleştirip adeta fikrini kemiğime ve hatta hatta iliğime kadar işlemesine vesile oldun.Bu güzel çalışmandan dolayı Rabbim sana ecrini versin NECMİ HOCAM.
isimsiz takıpcı 05-08-2011, 17:03:18
rica ve sitek
‘Sait Ali Kardeşler’ diye birkaç makale yazdınız, neden Said-i Kurdi ile Ali Şeriati? Sayın site yönetimi, bu baksettiğiniz makaleleri nerde bulabılırız, sordum bu siteyı sureklı takıp eden birine, teffekkure bak dedi, baktım sadece, tabi tek değilse, yalnız bır makale vardı.Mümkünse diğer makalelerıde nerde bulacağımızı söylersenız sevınırım, Allah yardımcınız olsun...
_______________________________________________
EDİTÖR: 1.1.Makale :http://www.ufkumuz.com/yazidetay.php?Yazi_id=263&yazar=100
2.Makale:http://www.ufkumuz.com/yazar_320__IKI-KARDESIN-FIKIR-ORTAKLIGI-II.html
3.makale:http://www.ufkumuz.com/yazar_351__IKI-KARDESIN-IMANI-ENDISELERI-III.html

Allaha emanet olun
Muhacir 04-08-2011, 16:48:08
Şeriatiyi belki biraz deli, biraz bilgin, biraz aşık birazda fedakar bireyler anlayabilir ve anlatabilir.

İşte bu deli yüreğin her bir sözcüğünün altına anlattığın şeriatidir diyebilirim.

Çok orjinal bir bakış açısı ile gerçekleştirilmiş bir söyleşi... Sizi seviyorum mamoste... Dua ve hürmetle..
şahinoğlu 30-07-2011, 01:02:47
güzel
Yazıgüzel olmuş necmi kardeşimi tebrik ederim ancak fotraflar olmamış diğer bölümü bekleriz
cıwan 29-07-2011, 14:21:00
çok güzel bi ropörtaj olmuş. ama resimler pek olmamış. kıymetli ağabeyimizden değerli katkılarının devamını diliyorum.
mahmut 29-07-2011, 10:27:09
BU BİZİM KENDİ ARKADAŞLARIMIZLA YAPILAN İLK RÖPORTAJ, GUZEL OLMUŞ AMA NIYE OYLE BİR KÖSEYE ATMIŞSINIZ GÖREMIYORLAR , BEN FITRATTAN GÖRDUM DE BAKTIM, 15 DAKIKA ARADIM SAYIM YÖNETICILER DAHA GUZEL BIR YERE YERLEŞTİRİN BU RÖPORTAJI. DUA İLE KALIN
29-07-2011, 06:47:38
şeriati anlatsın
Söyleme, başlarınıza gelenleri.

Söyleme o kızıl çölde gördüklerini.
...
Söyleme ona cinayetinin nasıl bir cinayet olduğunu.
...
Söyleme o gün Allah’ın yaratmış olduğu en değerli,

En görkemli yüceliklerin,
Tümünü sıcak çölün o sımsıcak çatlaklarının üzerine nasıl serdiğini!
Bunu meleklerine gösterdi;
ADEME NEDEN SECDE ETMELERİ GEREKTİĞİNİ ÖĞRENSİNLER DİYE…Ali şeriati'den bir dua



bawermend 28-07-2011, 23:03:34
kardeşlerimi tebrik ediyorum
güzel kardeşlerimi bu güzel çalışmalarınan dolayı tebrik ederim. Necmi kardeşimizin tahlilleri ufkumuzun soruları,herşey çok güzel ikinci bölümü sabırsızlıkla bekliyoruz...
selim ovalı 28-07-2011, 22:12:24
tebrik...
son bir kaç gündür siteye bakamamıştım. röpürtajıda fıtrat'tan görerek fark ettim. gerçekten çok güzel olmuş. devamını diliyorum..
Kenan 28-07-2011, 17:29:13
Harika olmuş
Güzel olan hep güzeldir, Necmi Kaya hocamız, yyü okuduğumuzda yaptığımız bütün etkinliklerde, yarışmalarda mutlaka Şeriati ile ilgili soru sorardı bize, dolabında ders kitaplarından çok Şeriati ve mutaharının kitapları vardı. şeriati okuduğu kadar vize ve finallaere çalışsaydı şimdi bambaşka olurdu.:) :):)Bazen bilgi yarışmalarında yanlış yazar ismi verirdik, sanırdık soruları Necmi Hoca hazırladığına göre cevap ya Şeriatdir yada mutaharı onun yüzünden Bilgi yarışmalrında çok kitap kaybettik, ama helalı hoş olsun güzel dostun güzel insanın, delikanlı yazarın, yiğit abinin, gönül dostunun ve Şeriati hastası mucahıdın... Selam ve dua ile kardeşim Kenan..
HALİL 28-07-2011, 15:46:15
YENİDEN DİRİLMEK
yaşar 28-07-2011, 14:25:43

anlam ve ruh tekrar canlanıyor.Ete kemiğe dönüşebilmesi bu zamanın müslümsnların elinde altın çağını yaşayabilir.Bunun için özümüzü hatırlatığı için mamusteden Allah razı olsun.Ayrıca ufkumuz.com a sonsuz teşekürler.selam ve dua ile kalın.selamlar

Muhacir 28-07-2011, 13:55:12
Ne güzel bir söyleşi
Bu söyleşiler çoğalmalı ve bizden ciddi çalışmalar ortaya çıkmalı. Yüreğine sağlık güzel insan. Yeniden dirilmek,yeniden ayağa kalkmak ümidiyle tekrar 90 li yılların ruhu ile 2000 li yılların bilgi ve birikimiyele.AMİN

yaşar 28-07-2011, 14:25:43
anlam ve ruh tekrar canlanıyor.Ete kemiğe dönüşebilmesi bu zamanın müslümsnların elinde altın çağını yaşayabilir.Bunun için özümüzü hatırlatığı için mamusteden Allah razı olsun.Ayrıca ufkumuz.com a sonsuz teşekürler.selam ve dua ile kalın.selamlar
Muhacir 28-07-2011, 13:55:12
Ne güzel bir söyleşi
Bu söyleşiler çoğalmalı ve bizden ciddi çalışmalar ortaya çıkmalı. Yüreğine sağlık güzel insan. Yeni söyleşiyi büyük bir istekle bekliyorum.
Fi-emanillah...
Rojdar FERAŞİNİ 28-07-2011, 13:13:59
Yaşadığımız zaman ve mekanın tam orta yerine oturan bir söyleşi olmuş, Şeriati nin yaşamı, anlamlandırması, duruşu ve mücadele tarzı ile Necmi hocamızın yaklaşımları ve harmanlaması bizlerin bugününe ışık tutmaktadır. Kendi değerlerimiz ile yapılan çalışmaların coğrafyamıza ve halkımıza etkisi çok daha olumlu olmaktadır. Devamının daha güzel olanı yakınlaştırması duası ile.
İbrahim Sediyani 28-07-2011, 01:59:41
Siz bin yaşayın e mi
Allah hepinizden razı olsun ağacanlar. O kadar güzel ve canlı ki, okuduktan sonra bir daha okumak istiyor insan. Fotoğraflar ise bir başka güzel.

Necmi Kaya abimizin (ben abi diyeyim, birşey olmaz :) )azmi ve gayreti daha baştan dikkatimi çeken bir durum olmuştu. Ufkumuz sitesine de bu güzel ropörtaj için teşekkür ediyorum. İkinci bölümünü sabırsızlıkla bekliyorum. Ve bu söyleşilerin devamını diliyorum.

En uygun bir zamanda, en uygun insan hakkında, en uygun insanla konuşulmuş. Ve tabii en uygun yerde yayınlanmış.

Küçük bir de eleştiri (veya tavsiye): Metinde çok yazım hatası var. Bu güzel çalışmalar redakte edilip imla kurallarına uygun yayınlanırsa daha iyi olur diye düşünüyorum. Metindeki yazım hataları, söyleşinin güzelliğini gölgeliyor gibi.
halil 28-07-2011, 00:32:36
güzel olmuş, ikincisinide bekliyoruz fazla ara vermeyın bence, çünkü necmi kaya bazen yazılarına ara veriyor. yazıncada farklı bir solukta yazmayı biliyor çok değişik bir yazma snatını kullanıyor. buda onun boş olmadığını gösterıyor, yazmak için yazmıyor. geçte yazdığı vakit yazıları aradaki mesafeyı kapatıyor. Dua ile kalın, Allah yar ve yardımcınız olsun. Necmi Kaya hocam daha iyilerini sizden beklıyorum. bu farkınızı korumaya devam edin...
adar 27-07-2011, 23:42:53
çok güzel olmuş maşallah. kendi arkadaşlarımızla röportaj yapmamız daha makbule kaçmıştır.
Selam 27-07-2011, 23:34:55
işte bu
ha işte bu sekılde, kendı ürünlerimizi piyasaya sunalım, yok su yok bu, bize ne elinsağcısınd, solcusundan, kemalıstınden, bize bizim içimize hitap edecek doğal yapıda insanlar lazım, bunun gibi röportajlarlazım. inanın iki defa okudum. sankı canlı, akışkan rahat temiz, kimseye fazla dokunmyan, sade kendi halınde bizim halımıze yakın..sosyete kukmayaın, laf kalbalığı kukmayan bir yazı.. elinize sağlık ufkumuz yapınca da tam yapıyor ha.. ve
orhan 27-07-2011, 16:55:06
Mamoste bir tanesin sen yahu...

Kategorideki Diğerleri

"Dünü ve Bugünüyle Yakup ASLAN" I.BÖLÜM
Yakup ASLAN’ı bu gün yazmada etkili kılan unsurların neler olduğunu öğrenmek için gezdiği yerleri yeniden tazeler gibi bu röportajımızda elimizden gel
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine  [ II ]
Daha önce belirttiğimiz gibi, sürgün olarak sekiz yıl kalacağı Isparta’nın Barla nahiyesine sürüldüğünden bahsetmiştik. İşte ilk ciddi Risale yazımı v
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine
Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes'e 80 küsur yaşında olduğu halde, Kürt ve Kürdistan kavramlarını kullanarak en yetkili makamlara s
Molla Mansur Güzelsoy'un Eşi Lamia Hanımla Röportaj 
Ne yazık ki Seyda Molla Mansur hakkında elimizde fazla bilgi yok. Ancak arkadaşları, eşi ve dostları yaşıyorlar; maalesef onlarla da bugüne kadar bir
Seydayê Mustafa Naim ile "Seyyid Kutub’a dair"-IV:Akide ve Tevhid
Tabii elbette, Seyyid’in töhmet altında bırakıldığı, hakkında ileri geri konuşulduğu konuların başında akidesi etrafında yapılan tartışmalar gelmekted
Bi Pîreka Seydayê Mele Mansur Lamîa Xanimê Re Hevpeyvin
Mixabin di derheqê Seydayê Mele Mansur de di destê me de pirr malumat tune. Belê hevalê wî pîreka wî dostên wî saxin lê heya îro xebatek li ser nehatî
'Ulus devlet zulmünün en acı faturasını Kürtler ödemiştir'
Gün geldi Sarıkamış’ta iliklerimize soğuğu işledi, gün geldi kutsalımıza kara çizgi çekti, gün geldi tahtını kıyımların üzerine dikti, gün geldi sırtı
İkbal Der Başkanı Akbaş: "Kürt sorunu, başörtüsü kadar haktır "
Gençlik bize göre debisi yüksek bir ırmaktır. Doğru kanallara aktı mı faydası tahminlerin üzerindedir. Yanlış kanallara yönlendirilince zararı tahmin
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 8 (ÖZEL BÖLÜM)
Bu sekizinci buluşmamızda, masanın diğer tarafında Yeni Akit Gazetesi Yazarı ve Ortadoğu Uzmanı Gazeteci Ahmet Varol, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin
Mustafa Naim ile "Seyyid Kutub Siyasal İslam ve İslam Devleti’ne" dair (III)
Şehadetinin 45. Yılında, yazarımız Seydayê Mustafa Naim ile Seyyid Kutub üzerine yaptığımız söyleşinin üçüncü kısmını “Siyasal İslam ve İslam Devlet
Seydayê Mustafa Naim ile "Seyyid Kutub’a dair"- II (Söyleşi)
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 7
  Mustafa Naim ile Şehadetinin 45. Yılında:  'Seyyid Kutub'
Mazlumun dini sorulmaz
Necmi Kaya İle Şeriatiye Dair - II (Söyleşi)
Necmi KAYA:"Bugünün Müslümanları için Şeriati çağdaş bir İbrahim’dir."
"Özerk yerler vergi vermeyecek, devletten yardım alacak"
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 6
Ekinci: DTK özerklik ilan etse ne olacak?
Laçiner: BDP, Tıpkı Doğu’nun CHP’si Gibi
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 5
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri-4
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri - 3
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 2
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 1
Adnan FIRAT ile “Demokratik Özerklik” üzerine
Raşid Gannuşi ile Söyleşi
Miroğlu: Kürtler Türklere güvence versin
"Birlikte yaşam paktını kurmalıyız"
 Ayrılırsak iki faşist devlet oluruz

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Katliamdan kurtuldu Kürdistan'a Göç Etti
2 Zorda olan sensin aslanım
3 "Roboski Katliamında kimin emir verdiği önemli"
4 Predatörler 37 dakika görüntü almış
5 Taraf'tan Erdoğana
6 Aliya'nın dublörü 15 sene sonra ortaya çıktı
7 Anayasada 2 madde tamam
8 Kıvrıkoğlu'nun ölmesi Çevik Bir’in işine yarardı
9 19 Mayıs törenine katılan albaya gözaltı

KONUK YAZARLAR

 
Mehmet Ali Anşin

Anneler Günü

M.Latif YILDIZ

Devletin İtibarı

Yorum Hattı
"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır"Hz. Muhammed s.a.s
Yüce Rabbim bu bacımızın yar ve yardımcısı olsun.Çocuklarına ve eşine sabırlar versin. "Güçlü iken ...
hüseyin canan
Gerçek "Kardeşim" İçin.. >>
Biz site okurlar için büyük şans olduğu kesin ama tüm Türkiye için mi bilemem. Malum bazen iğneliyor...
Naim Kamer
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
yol arkadaşım
Selam sana yakub kardeşim.Çok güzel ve duygulu yazmışsın okudukça o günleri hatırladım bende biraz ...
zeki kaya
Asya Konvoyu ve Çelişkiler IV >>
Bu güzelliğin emsali yok
Bu dünyada ne kadar ödül varsa, yazı, gezi, edebiyat, sanat, tarih, kültür, mimari, coğrafya, toplum...
Face arkadaşı
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
"Size ne oluyor da, Allah yolunda ve “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, ka...
Mus'ab
Gerçek "Kardeşim" İçin.. >>
Sözde müslüman
Çünkü Bazı insanlar Allah'ın ayetlerini az bir pahaya satıyorlar.Dünya hayatını ahiret hayatına terc...
HİLAL
Uludere ve yalanlar >>
Yanlış anlamaya sebebiyet vermişim; insanın tüm bilgisi,karşısındakinin anladığı kadardır derler ya,...
fatme
Sonradan Aşılmayan Duvarlar >>
Ah ah.. Sevgili üstad.. Yüreğin ne güzel duygular menbaı olmuş. Bu cümleler insanı deli eder. Sevda ...
Şıvan
Anneler Günü >>
Selamun aleykum. Değerler elimizdeyken hakettikleri kıymeti vermeyiz,hep bizimdirler sanırız. Bunu ...
vuslat
Anneler Günü >>
el insafffff
Sayın FATME kardeş... yav yazar bu kadar uğraşmış, bazılarının incinmemesi için alt altan yazmaya ...
muselman
Sonradan Aşılmayan Duvarlar >>
fidan göngürün çocukları onun yolunu beklemiyorlarmı...
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>
Allah insanlarla vijdan aracılığıyla konuşur.ama vijdanlar o kadar körelmiş,ki sesini duyuramıyor.Ç...
Hilal
Tazminat değil, adalet istiyoruz. [Video] >>
bu katliamı yapanın üstünü ortmeye çalışanın Allah bin belasını versin .......
Tazminat değil, adalet istiyoruz. [Video] >>
hocam sizi kutluyorum bu konuda herkesin destek vermesi şart özelikle meclis ortamında kulis yapılma...
peki naşat
ESKİ YER İSİMLERİ (FORUM) >>
"Böyle bir hareketin batıdaki cemaat önderlerinden ve dernek-vakıf liderlerinden onay alamaması duru...
Cendel
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
bu kitap hediye edilmeli!
Başta fıkıh prof.Hayreddin Karamana göndermeyi düşünüyorum.Sonra vicdan sahibi olduğuna inandığım Tü...
hüseyin canan
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
özellikle türklere okutun bu kitabı..........
sabiha abla kalemine ve o temiz duruşuna selam olsun.kitabın benim için bir arayış içinde olupta işt...
ibrahim
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
"Sizin gibi insanların yok sayılan ve gizlenen tepkileri nelerdi ve hangi amaçlar için tepkileriniz ...
musab
"Dünü ve Bugünüyle Yakup ASLAN" I.BÖLÜM >>
Allah'ın selamı hepimizin üzerine olsun. Sabiha ablaya bir sorum olacaktı, kitabın basımı için İslam...
evdal
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>
Rabbim Razı olsun bu değerli samimi, muvahhid, mücahide müslümandan.. Sabiha Ünlü denildiğinde yüreğ...
xerip
Sabiha Ünlü İle "Bizim Toprağın Dili"ne Dair.. >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Ahmet ALTAN

Sakız

Orhan Miroğlu

Anne ve Oğlu’na

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com